05.01.2009/Sayı:218
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Yön
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatrk Dnce Kulpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatrk
 Deniz Gezmi Che Guevara

Türkiye Onur Yaman

İsrail’e saldırı emrini kim verdi?

İsrail seninle gurur duyuyorİsrail saldırıyor şeriatçılar ayağa kalkıyor

İsrail’le Hamas arasındaki altı aylık ateşkes süreci, İsrail’in 27 Aralık Cumartesi günü yüzlerce Filistinlinin öldüğü ve bine yakın Filistinlinin yaralandığı roket saldırısıyla son buldu.

Saldırının hemen ardından Türkiye’de şeriatçı kesim ayağa kalktı. İHH-İnsani Yardım Vakfı, Özgür-Der, Mazlum-Der gibi şeriatçı dernekler, Türkiye çapında eylemlere başladılar. Cami avlularında ve meydanlarda İsrail’i kınayan; Filistin’le dayanışma çağrısında bulunulan eylemler yapıldı.

Tayyip Erdoğan “Barışı yaygınlaştırmak, onu egemen kılmak için gayret eden bir ülkeyiz. Biz bu tür girişimler içinde bulunurken, öbür tarafta Filistin’de, zaten adeta bir açık hava hapishanesi içinde bulunan Gazze’deki insanlara karşı yapılan bu hareket, barışa indirilmiş bir darbedir. Orantısız güç kullanımı kabul edilemez. Ortada ciddi bir insanlık suçu var.” türü açıklamalarında bulunarak İsrail’i kınayıp kendi tabanı üstünde büyük bir etki yarattı. Hem de mazlumun savunucusu imajı sağladı.

Bir komplo teorisi: Saldırı emrini Tayyip verdi

İsrail’in Filistin saldırısı sonrasında Türkiye’deki siyasal gelişimi incelediğimizde:

1) Şeriatçı kesim uzun zaman sonra en kitlesel eylemlerini gerçekleştirmektedir.

2) Seçim öncesi AKP tabanının motivasyonu yükselmiştir.

3) Tayyip Erdoğan mazlumun dostu imajı ile güç kazanmaya çalışmaktadır.

Mevcut olguları alt alta sıraladığımızda Türkiye’de güçlenenin Tayyip Erdoğan ve AKP olduğu görülüyor. Bu da saldırı emrini Tayyip Erdoğan’ın vermiş olabileceğini gösteriyor.

Saldırıdan 6 gün önce Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile Başbakanlık Resmi Konutunda 5 saat süren görüşme yapmıştı. İkili ilişkiler ve Ortadoğu’da barış sürecinin konuşulduğu açıklanan toplantıda Tayyip Erdoğan, Olmert’e İsrail’in dünden razı olduğu Filistin saldırısını bir an önce yapması emrini verdi. İkili ilişkiler denilen konun kapsamı buydu.

Saldırının planı ayrıntılı olarak çıkartıldı. İsrail Filistin’e saldıracak, AKP göstermelik şekilde karşı çıkacak ama her zaman olduğu gibi fiili bir olay söz konusu olmayacaktı. Böylece AKP göstermelik İsrail karşıtlığı üzerinden kendi tabanını ajite etmiş olacaktı. Tayyip’in Amerikancılığına tepki gösterenlerin oyu da İsrail karşıtlığı üzerinden kazanılacaktı.

Saldırı yılbaşından önce yapılacaktı. Böylece Taksim Meydanı’nın yılbaşı kutlamalarına kapatılması içinde vesile olacaktı. Meydanın yılbaşı eğlencesine kapatmak Şeriatçı kitlenin AKP’ye olan güvenini perçinleyecekti.

“Paranızı yılbaşı hindisine değil Gazze’deki mazlumlara verin” türü kampanyalara başlanacak, Şeriatçılar kendilerini daha da gaza getirecekti.

İsrail de hem hedeflediği saldırıyı gerçekleştirecek hem de Türkiye’deki İsrail yandaşı hükümete güç kazandıracaktı.

AKP’nin güçlenmesi İsrail için de özel bir önem taşıyor. Çünkü AKP, İsrail için elinden gelen her şeyi yapmakta.

Yahudi sermayesinin önü Ofer olayından da hatırlanacağı gibi en çok AKP döneminde açılmıştır.

Cumhuriyet tarihinin en fazla İsrail ziyareti şapan iktidarı AKP’dir.

Hatta bu da yetmemiştir, Meclis’te Türk-İsrail Dostluk Grubu kurulmuştur. AKP aynı zamanda İsrail’in Ortadoğu’da meşrulaşmasının en önemli araçlarından birisidir.

İsrail, Lübnan saldırısı sonrasında girdiği çıkmazda “Lübnan’a Türkler uluslararası güç olarak girsin” teklifinde bulunmuştu. Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan BM kararı olsun seve seve gidelim diyordu.

İsrail istediği her şey “seve seve” cevabı aldığı için AKP’nin özel bir önemi var. İsrail, saldırı emrini yerine getirirken hiç düşünmedi. İkili ilişkiler çerçevesinde belirlenen plan eksiksiz uygulandı.

Planın kanıtı

Teori sadece mevcut görüşme arkasından düzenlenen saldırının AKP’yi güçlendirme olgusuyla sınırlı değil tabii ki. Teorimizi doğrulayan kanıtları da bize İsrail Büyükelçisi Gabby Levy sununuyor.

Levy, Ehud Olmert’in hem Abdullah Gül hem de Tayyip Erdoğan’a İsrail’in askeri harekât yapacağını açıkladığını söyledi. Levy’nin bu açıklamaları da ortak yapılan bir plan olduğunu ortaya koyuyor.

Mantık silsilesini geçmişe doğru ilerlettiğimizde olayların somut gelişiminden çıkardığımız teori budur.

Eğer teorinin yanlış olduğunu iddia edecek varsa, yanlışlığını kanıtlamak da onun görevidir.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı
ve e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 
Soyisim:
Telefon:
( 0 )
Cep
( 0 )
 e-posta: 
  
Şehir:
    
İlçe