Olmayan bir dili uydurmanın zorluğu
TRT’nin Kürtçe kanalı TRT-6 yoğun tartışmalar altında yayınına başladı. Tayyip’in teşviki ve tam desteği ile yayınına başlayan TRT-6, geçtiğimiz haftalarda TÜRKSOLU sayfalarında da belirttiğimiz gibi olmayan bir dili Türk Milletine kabul ettirmek için icad olundu (Bkz. “TRT Kürtçe Kürt birliğini kurmaya çalışıyor”, Serap Yeşiltuna, TÜRKSOLU-sayı 217).
TRT-6 daha test yayını yaparken bile tartışma yarattı. Test yayınında daha önce Türkiye Cumhuriyeti devletüi tarafından yasaklanan tescilli bölücü şarkıyarın kliplerine yer verildi.Bunun yanısıra kanunen yasak olan “w, q, x” gibi harflerde alenen kullanılmaya başlandı. Mesela test yayınında Van ilimiz Wan şeklinde ekranlara yansıdı. böylece Kürtçe kanalın esas misyonu da ortaya çıktı.
Bunu yanısıra Kürtçe dedikleri dilin ne kadar uydurma bir dil olduğunu ise geçtiğimiz hafta medyada yer alan bir tartışma ortaya koydu. TRT-6’nın açılışı için mesaj yayınlayan Tayyip mesajının sonunda Kürtçe olarak “Hayırlı olsun” dedi.
Hemen ertesi günü Radikal, Taraf, Sabah, Yeni Şafak gibi bazı gazeteler bunu manşetten verdi. Bütün bu gazeteler Tayyip’in Kürtçe mesajını manşete çekmişti ama birbirini tutan bir tane başlık yoktu.
Dört gazetenin manşeti de birbirinden farklıydı anlayacağınız. Kürtçe başlıklarla çıkan gazetelerin oluşturduğu çirkin görüntü bir yana bütün bu Kürtçü gazeteler alt tarafı iki kelimelik bir mesajın sözde kürtçe karşılığında bile anlaşamamışlardı.
Bu durum lehçe farkından kaynaklanıyor olamazdı. Çünkü TRT-6 sözde Kurmançi lehçesiyle yayın yapacaktı ve Tayyip’in mesajının da bu lehçede olması gerekirdi. Şayet Tayyip yanlış kelimeleri ezberlemediyse geriye tek bir seçenek kalıyor: Söz konusu gazetelerin başlıkları tamamen sallama!
Tabi Türk insanının Kürtçe bilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacağına göre bütün bu manşetleri atanlar bunu yutturabileceklerini sandılar ama kendi tuzaklarına kendileri düştüler.
Bu sallama başlıkların atılmasının ertesi günü ise başka bir yarış başladı. O da doğru başlığı kim attı yarışı. Radikal, Taraf ve Yeni Şafak en doğru başlığı kendilerinin attığını iddia ederek diğerlerini eleştirdi ve hepsi küçük birer Kürtçe dersi verdiler.
Kürtçü basının iki kelimelik bir cümle üzerine başlattığı bu tartışma Kürtçe başlıkları meşrulaştırırken Türk devletinin sözde Kürt dili konusunda ne duruma geldiğini de gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıllarda Kürtçe başlıklar attığı için PKK yanlısı gazetelerceza alırdı. Ancak başta Tayyip olmak üzere işbirlikçiler sayesinde bu tür durumlara tepki bile verilmez oldu.
Ancak bu başlıkları atanlarda bu kadar hayalgücü oldukça çabaları sadece Kürtçe dedikleri dilin ne kadar sallama bir dil olduğunu kanıtlamaya yarar. İki kelimelik basit bir cümle için bile kırk tane farklı görüşün çıktığı sözde dille nereye kadar gideceklerini gerçekten merak ediyoruz. Bugüne kadar açılan Kürtz Enstitülerinde in-cin top oynarken, açılan Kürtçe kurslara kimse uğramazken zoraki atılan Kürtçe başlıklar da böylesine sallama olabiliyormuş demek.
Bu noktada yapılacağını pek düşünmesek de devlet güçlerine bir öneride bulunmak görevimiz. Eskiden bu tür başlıklar atan Özgür Gündem gibi gazeteler hakkında dava açılırdı. Gazetenin yöneticileri göstermelik olsa dahi ceza alırlardı ve gazete 1 aylık yayın durdurma cezasına çarptırlırdı.
Türk Milletinin Türk adaletinden talebi Kürtçe başlıklar atan gazetelerin cezalandırılmasıdır.
|