| Serap Yeşiltuna |
TRT Kürtçe
TRT Kürtçe, AKP’ye nasip oldu “Kürt sorunun çözümü”, “Kürt sorununa çözüm haritası”, “Kürt sorununda yeni açılım”, “Kürt sorununa demokratik çözüm”, Kürt sorununa vesaire vesaire... Son dönemde belki de en çok duyduğumuz haberler, en “bilimsel”, en güncel, en “yakıcı” araştırma ve öneriler bu konuyla ilgili. Gerek Radikal gazetesinin son bir kaç gündür yürüttüğü “Biz Kimiz: Kürtler” adlı araştırma sonuçlarında yer alan öneriler, gerek TESEV’in çözüm haritası olarak ortaya sürdüğü öneriler sadece ve sadece “tek dil” söylemini ortadan kaldırmaya yönelik. Kürtler geri kalmış, Kürtlerde eğitim ortalaması genel ortalamının altındaymış, gelir düşükmüş, işsizlik rakamları yüksekmiş vs. Bunlar ciddi sorunlar. Yani bir devletin herhangi bir bölgede buna benzer sorunları varsa, bu sorunları gidermek için ciddi eğitim yatırımlarına, ekonomik açılımlara, istihdam yaratmak için kaynağa, iş alanlarına ihtiyacı vardır. Ancak söz konusu Kürtler olunca, yani araştırmanın temelinde etnikçilik yatınca çözüm olarak önümüze etnikçiliği koyuyorlar. “Kendi dillerinde yayın hakkı, kendi dillerinde eğitim hakkı , Kürt adet ve göreneklerinin yaşatılması için devlet desteği”. Bunlar Radikal gazetesindeki o “bilimsel” araştırmadan geriye kalanlar. “Askeri operasyonlar dursun, seçim barajı yüzde 5’e insin, dil yasağı kalksın, nefret söylemine son verilsin.” Bu da TESEV’in çözüm haritası. Çözüm ve müjde! 1 Ocak’ta TRT Kürtçe yayına başlıyor. Bu da AKP’ye nasip oldu. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin konu ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. 1- Kanalın adı TRT-6 olacak. Bundan sonraki kanallarda TRT-7, TRT-8, TRT-9 diye devam edecek. (Diğer etnik kanallar için müjde olarak nitelenebilir.) 2- Yayın, Kurmançi lehçesinde yapılacak ancak Zazaca ve Soranice de olacak. (Güneydoğu’da Türkçe’yi öğrenememiş insanların kanal ihtiyacına cevap verilecekmiş) 3- TRT-1 gibi aile kanalı olacak. Diziler, eğlence programları, haber programları olacak. Bir aile kanalında ne oluyorsa o kanalda da onlar olacak. Bu ülkenin milli birliğine, bütünlüğüne, bayrağına, İstiklal Marşı’na sövülmediği müddetçe nasıl TRT’de programlar yapılıyorsa, o programların hepsini Kürtçe kanalda da yapacağız. (Sevindirici haber, İstiklal Marşı’na sövülmeyeceği ile ilgili. Çünkü bu konuda kaygılarımız vardı. En azından şimdilik devlet televizyonundan yapılmayacak olması rahatlatıcı.) 4- Dizilere Kürtçe dublaj yaptıracağız. Nasıl İngilizce filmler Türkçe seslendiriliyorsa onlardan farklı olmayacak. TRT’nin popüler dizileri Kürtçe olarak yayınlanacak. 5- Bizim amacımız Türkçe öğretmek değil. Onu Milli Eğitim Bakanlığı yapar. Gerektiğinde alt yazı vereceğiz. 6- Müzik programlarına Kürtçe şarkı söyleyen sanatçılar çıkacaklar. Türkçe söyletip, Kürtçe alt yazı geçemeyiz. (Kürtlerin Sezen Aksusu adı verilen Nilüfer Akbal, Civan Haco ve Şivan Perver kanalda konserler vereceklermiş. Seda Sayan’a alternatif Kürtçe programlar olacakmış.) 7- (Roj TV’ye çıkanlar bu kanala da çıkabilecek mi sorusu üzerine) Bölücü olmamak, bu ülkedeki birliğimizi, bütünlüğümüzü dinamitlememek kaydıyla herkes bu kanala çıkar. “Sabıkasız Kürdün Kürtlükle ilgisi yok ki!” Görüldüğü üzere TRT Kürtçe oldukça renkli olacak ama bazı sıkıntılar var. İyi derecede Kürtçe bilen, entellektüel, sicili temiz ve sabıkası olmayan bir spiker henüz bulunamadığı için haberlerde, ‘şimdilik’ spiker ya da sunucu olmayacakmış. Bir dönem CINE 5’te olduğu gibi haberleri arka ses okuyacakmış. Konu ile ilgili en doğru yorumu aslında Sırrı Sakık yaptı: “Televizyon için sabıkasız Kürt arıyorlarmış, sabıkasız Kürdün Kürtlük ile ilgisi yok ki!” İbrahim Şahin de cevap vermiş: “Biz Cumhuriyet Savcılığı yapmıyoruz, öyle bir derdimiz yok.” Açıkçası ikisi de doğru. Birincisi, Kürtler bu ülkenin tüm yasalarına savaş açmış ve anayasayı alt üst etmişlerken sabıkasız Kürt aramak çok anlamlı değil. Zaten Kürtçe kanal da bunları ıslah etmek için değil tersine körüklemek için açılıyor. İkincisi de, Kürtçe bir kanal açılabiliyorsa sonuçlarına katlanılacaktır. Sabıkalıların milletvekili olabildiği, dağdakilerin oy kullanabildiği bir ülkede PKK’lı teröristlerin de spiker olabilmesi normaldir. Hatta bu kanal sayesinde kırmızı çizgiler öylesine aşılacak ki yakında Apo ile röportajlar yapılacak ya da “İcraatın İçinden” türünde bir yayınla Apo “bölge”ye seslenecektir. TRT yetkilileri açıkça söylüyor. Bu kanalın Türkçe öğretmek gibi bir derdi yok. Daha net ifadeyle devletin artık öyle bir politikası yok. TRT Kürtçe, Türkçe bilmeme ihtiyacından değil, Kürtçe öğretme ve Kürt birliği yaratma ihtiyacından kaynaklanan bir girişim. İbrahim Şahin’in yaptığı açıklamaya göre Kürtçe yayın sadece Türkiye’de değil, komşu ülkeler Suriye, Irak ve İran’daki Kürtler tarafından yakından takip edilebilecek. Kukla Kürt Devleti’nin sosyo-kültürel açığını kapatacak bir girişim olarak değerlendirilebilir. Bir diğer ifade ile Kürt Devleti’ni ABD kuruyor, alt yapısını da Türkiye’ye tamamlatıyorlar. Kürtlerin kardeşliği propagandası bu kanaldan yapılacak tüm Kürtlere izletilecek, Kürt birliğini Türk Devleti kuracak. Roj TV’dekiler artık TRT Kürtçe’de program yapacak. PKK nasıl dağdan inip Meclis’e girdiyse, PKK’lıteröristler için artık yasal ve meşru bir alan var. Bu sıradan bir kanal değil. Aynı zamanda bir kültür ve millet yaratma girişimi. Edebiyat, dil, müzik ve kültür üzerine programların olacağı, Kürtçe’nin süreç içinde tek lehçeye döneceği, yani yazılı bir dil haline geleceği sürece giriyoruz. TRT Kürtçe, Kürtlere yeni bir referans olacak TRT Kürtçe hem neden, hem sonuç olacak, hem de bir referans olacak. Örneğin, Hasip Kaplan devlet protokolüne Kürtçe tebrik kartı yollamış. Gerekçesi de artık Kürtçe TRT kanalının olmasıymış. Bu bir yolu açmıştır: Yakında üniversitelerde Kürt dili ve Edebiyatı adı altında bölümler açılabilir, gerekçesi: Kürtçe TRT kanalı var. Meclis’te Kürtçe de yemin edilebilir, konuşma yapılabilir, gerekçesi: Kürtçe TRT Kanalı var. Resmi gazete Kürtçe olarak da çıkmalıdır, gerekçesi: Kürtçe TRT Kanalı var. Mahkemelerde Kürtçe savunma verilebilir, gerekçesi: Kürtçe TRT kanalı var. Devlet dairelerinde, metroda, otobüste, trende Kürtçe açıklamalar olmalı, kullanma kılavuzlarına, alışveriş merkezlerine Kürtçe uyarı yazıları konmalıdır, gerekçesi: TRT Kürtçe kanalı var. Kürtçe kanal dil birliğini, Türk ulus birliğini ortadan kaldıracak, Türkiye’yi bölecek ve Kürt birliği yaratacak bir girişim. Bu sayfalarda daha çok tartışılacak. Yayını sabırsızlıkla bekliyoruz. İstiklal Marşı’na küfür etmeden, bayrağa saldırmadan, Türklere hakaret etmeden Kürtler nasıl program yapacak onu da merak ediyoruz.
|