29.12.2008/Sayı:217
TÜRKSOLU Anasayfa
Kapak
Türkiye
Yön
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatrk Dnce Kulpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatrk
 Deniz Gezmi Che Guevara

Türkiye Onur Yaman

Tek tanrı çok tapınak

Üçümüz de aynı fikirdeyiz!Tek program çok parti

Geçtiğimiz hafta kimi belediyelerin reklam panolarını AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın, sol tarafında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, sağ tarafında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bulunduğu resim süslüyordu. Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER) tarafından siyasette kadın etkinliğini arttırmk için hazırladığı ilanda üç partinin genel başkanının resmi altında “Üçümüz de aynı fikirdeyiz” yazısı bulunuyordu. Resmin yanındaki yazılardan birisi de “%50 kadın aday”. KA-DER’liler kadın aday gösterme konusunda aynı fikirde oldukları temennisinden yola çıkarak kadın adayların sayısını arttırma yönünde bir çeşit çağrıda bulunuyorlar anlaşılan.

İnternet haber siteleri ve gazeteler “herkesi şaşırtan fotoğraf” şeklinde başlıklar atıyorlardı. Bizim içinse şaşılacak pek birşey yoktu. Siyasetle düşük düzeyde de olsa ilgilenen herkes, geldiğimiz noktada Deniz Baykal’ın da Tayyip Erdoğa’nın da Devlet Bahçeli’nin de aynı siyasi terminolojiyle konuştuğunu, aynı fikirleri savunduğunu herhalde görüyordur.

Türkiye’de çok partili rejim ile başlayan parlamenter sistem sürekli Batı’ya bağımlılığı üretiyordu. Bir partinin seçilmesinin temel koşulu Batı’nın vereceği destektir. ABD, desteğini her zaman dayattığı programı uygulayabilecek partiye verip onu iktidara getirecekti. Doğan Avcıoğlu, 60’lı yıllarda çıkarmaya başladığı Yön dergisinde; “Türkiyede tek bir program vardır. Çok sayıda parti Türkiye’yi Batıya bağlayacak programı uygulamak için yarışır” tespitini yapıyordu. Partilerin isimleri değişebilir ama uygulayacakları plan yüzyıldır aynıdır: Kürt-İslamcılık.

Geldiğimiz noktada Kürt-İslamcılık o kadar güç kazanmıştır ki, hem ideoloji olarak iktidara taşınmıştır hem de mevcut partilerin tümünü içine çekmiştir.

Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal, Devlet Bahçeli’nin omuz omuza verdiği ‘hepimiz aynı fikirdeyiz’ pankartına bir de bu gözle bakmak gerekir.

“Hepimiz kürt severiz”

ABD’nin temel emperyalist politikası yüzyıldır değişmiyor: Ulusları parçalamak. Türkiye’yi bölünmeye, parçalanmaya sürüklüyecek yolda ABD’nin ve Batı’nın dayattığı en temel siyaset Kürt kimliğinin kabul edilmesidir. Tayyip ilk iktidara geldiği dönemden bu yana Kürt kimliğini meşrulaştırmak için elinden geleni yapıyor. Başlattığı Türkiyelilik tartışmalarıyla Türkiyeliliğin bir üst kimlik olduğu ama Kürt gibi alt kimliklerinde herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini açık şekilde savunuyordu. AKP’nin 6 yıllık icraatlarına baktığımızda gelinen noktada değil Kürt kimliğini tanımak Kürt kimliğini yaratmak geliştirmek için Kürtçe televizyon bile kuruluyor.

MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kürt kimliği ile ilgili fikirlerinin tartışılmasının gereği bile yok. Bahçeli DTP’li milletvekilleri ile canciğer kuzu sarması vaziyetinde.

AKP ve MHP bu kadar yol katetmişken Deniz Baykal geridi kalır mı?

Deniz Baykal konuyla ilgili fikirlerini Şanlıurfa gezisinde şöyle açıklıyordu: “Türkiye devleti, bir ırk devleti değildir, bir kan devleti değildir, kafatası devleti değildir. Bizim devletimiz bir imparatorluğun dağılmasındn sonra elde kalan herkesin biraraya gelmesiyle oluşmuştur. Arabımız da, Arnavutumuz da, Kürdümüz de vardır, Çerkezimiz de vardır. Bunlar zenginliğimizdir. Devlete yönelik bir tehdit değildir bunlar. Herkes anadilini bilecek, konuşacak, öğrenecek, yayın yapacak, gazete televizyon çıkaracak. Etnik kimlik kişinin şerefidir, devletin iftiharıdır.”

Gerçekten de ne Baykal’ın ne Bahçeli’nin ne de Tayyip’in Kürt kimliğini tanımak, kürtçülük yapmak konusunda bir diğerinden farkı yok.

“Hepimiz çarşafçıyız”

AKP’nin ilk iktidara geldeği dönemde Türkiye’nin gündeminde en ön sıralarda yer alan konulardan birisi türban yasağıydı. MHP ile AKP arasında türbana özgürlük yarışı başlamıştı adeta. Kim türbanın üniversitelerde ve tüm kamu alanlarında serbest bırakılmasını sağlayacak yarışı.

CHP o dönem bu yarışın dışında kalmıştı. Hep böyle olur zaten, CHP sonradan gelir. Sonradan gelmenin ezikliğinden olsa gerek işi ifrada vardırır. Etnik kimliği savunurken etnik kimliği ‘şeref’ mertebesine çıkarttığı gibi türbanın da üstünden atlayarak çarşafa varacaktır. Şeriatçı partilerin bile usturuplu bir şekilde savunduğu çarşafı pervasızca savunacaktı. CHP nin de katılımıyla artık başı bağlı olmayan parti kalmadı.

Sistem içinde yapılan siyasetin belirleyicisi her zaman sitemi elinde tutanlar olmuştur . Türkiye açısından baktığımızda Amerikancı yapı içinde kalınarak ve ancak ABD’nin seçtiği partiler ayakta kalabilir. ABD siyasal sistemin tek tanrısıdır. Kürt-İslam tek programıdır. Tayyip Erdoğan da , Deniz Baykal da, Devlet Bahçeli de aynı fikirdedir. Kürtçüdür, İslamcıdır.

Bu açıdan KA-DER’in pankartındaki “Hepimiz aynı fikirdeyiz” yazısınn bizim için şaşırtıcılığı yoktur. Siyasi sistem artık tek tanrılı ve çok tapınaklı hale dönüşmüştür.

Artık partiler zemininde ‘döneklik’ denilen kavram da ortadan zorunlu olarak kalkacaktır. Kubilay Uygun gibi DSP’den milletvekili seçilip DYP’ye transfer olan, hemen ardından DSP’ye geri dönen, şimdiye kadar ANAP, DYP, DTP, MHP roztlerini takan kişilere bundan sonra ‘fırıldak’ lakabı takılamayacaktır. Artık Türk siyasetinde tek tanrı ve çok tapınak vardır. Bir partiden diğerine geçenlere ancak farklı ibadethanelerde ibadet ediyorlar denilebilir.

Önceki dönemlerde de siyasi partiler yine Batıcı ve Amerikancıydılar ama aralarında düzey farkı vardı. ABD programını hangi ölçüde savunabildikleri onların ne düzeyde işbirlikçi olduklarını anlamamızı sağlayabilirdi. Şimdi ise mevcut partiler ABD’nin dayattığı Kürt-İslam programını tamamen kabul etmişlerdir. Hepsi aynı fikirdedirler. ABD’ye tapınmaya çağırmaktadırlar.

Bizim için yani devrimciler için tek bir görev vardır. Onların Tanrı olarak gördüğü putu yıkmak. Hepsi aynı fikirde olan Kürtçü, İslamcıların hepsini aynı tarih çöplüğüne göndermek.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı
ve e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 
Soyisim:
Telefon:
( 0 )
Cep
( 0 )
 e-posta: 
  
Şehir:
    
İlçe