22.12.2008/Sayı:216
TÜRKSOLU Anasayfa
Türkiye
Kapak
Yön
Dünya
Özgün
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatrk Dnce Kulpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatrk
 Deniz Gezmi Che Guevara

Türkiye Onur Yaman

Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz

Şehit Asteğmen Kubilay78 yıl önce, Menemen’de Cumhuriyet tarihimizin en büyük gerici isyanlarından birisi yaşandı.

24 yaşında gencecik bir Cumhuriyet öğretmeni olan Mustafa Fehmi Kubilay, İzmir’in Menemen İlçesinde Yedeksubay olarak askerlik yapıyordu.

23 Aralık 1930 günü, Sabahın erken saatlerinde, çember sakallı, başlarında sarık, sırtlarında cüppe, Manisa’dan o gün gelmiş dördü silahlı altı yobaz, belediye meydanında tekbir getirerek dolaşmaya başlar. Olayı planlayanların başında Nakşibendi olan Kürt Şeyhi Erbilli Esat Efendi ve Derviş Mehmet vardı.

Sabah namazı öncesi Müftü Camii’ne girerler. Derviş Mehmet kendisinin “mehdi” olduğunu arkalarında 70 bin kişilik hilafet ordusunun olduğunu öğle saatine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyler. Sabah namazından sonra camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya başlarlar. Yobazlar yola diktikleri yeşil bayrağın etrafında dönmeye, zikretmeye, tekbir çekermeye başlarlar. Hedeflerinin Şeriatı getirmek olduğunu bağırarak söylüyorlar, bir yandan da “şapka giyen kafirdir, din elden gidiyor, saltanatı geri getireceğiz” diye böğürüyorlardı.

Kubilay, bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine gelir. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını ister. Yobazlardan biri ateş ederek Kubilay’ı yaralar. Karşıdan bunu gören askerler ateş açarlar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Bu yüzden onlara tesir etmez. Böylece: “bize kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalışırlar. Yaralanan Kubilay, cami avlusuna doğru koşar. Yaralanmanın etkisiyle yere düşer. Derviş Mehmet, Kubilay’ın başındadır. Çantasından testere ağızlı bıçağı çıkararak Kubilay’ın başını keserek gövdesinden ayırır. Gözlerini öylesine kan bürümüştür ki, akan kanı içerler. Sonra Kubilay’ın kesik başı yeşil bayrağın sopasına takılmaya çalışılır ama bir türlü takamazlar. Kesik baş bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlanır. Silah seslerini duyan mahalle bekçisi Hasan yardıma koşar. Yobazlara ateş açar ama bekçi Hasan da hemen arkasından koşan arkadaşı Şevki de vurularak şehit edilir.

Yobaz güruh, Kubilay’ın kesik başını bayrağın sopası üstünde sallamaktadır. Sürü, ‘şeriat isteriz’ diye böğürmeye devam etmektedir. Bu aşamada askerler olay yerine yetişir olaylar bastırılır.

1925 yılındaki Şeyh Sait ayaklanmasından sonra ikinci büyük kalkışma olan Menemen olayı, gencecik bir cumhuriyet öğretmeni Yedeksubay Kubilay’ı şehit ederken Atatürk’ün Menemen olayına tepkisi bir devrimcinin şeriat karşısında nasıl durması gerektiğini öğretir.

Atatürk, Kubilay’ın başına gelenleri duyduğu anda ilk emri ‘Menemen’i haritadan silin’ olmuştur. Menemen olayının hemen ardından 31 Aralık günü Menemen ilçesi ile Balıkesir ve Manisa’nın merkez ilçelerinde 1 Ocak’tan itibaren 1 ay süre ile Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edilmiş ve 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divan-ı Harp kurulmuştur. Olayla ilgili 105 sanık yargılanır. 18 gün süren yargılamada 36 kişiye idam cezası, 41 kişiye de hapis cezaları verildi. Yaşı küçük olanların idam cezaları ağır hapse çevrildi. 3 Şubat 1931 gecesi 28 kişi idam edildi.

“…
elsiz ayaksız bir yeşil yılan
yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal
hani bir vakitler kubilay’ı kestiler
çün buyurdun kesenleri astılar
sen uyudun asılanlar dirildi
…”Attila İlhan

Dün Atatürk’ün ipte sallandırdığı Kubilayı katleden Kürtçü-Şeriatçı güruh dirildi ve bugün Cumhuriyeti tavsiye ediyor. Kubilay ve Atatürk bize Menemen olayı sonrası iki büyük miras bıraktı. Birinci miras gericilikle uzlaşılmamasıdır. Gerekirse haritanın şekli değiştirilir ama gericilikle uzlaşılmaz. İkincisi devrim şehidimiz Kubilay’ın hayatı pahasına bıraktığı mirastır. Nerede gerici bir ayaklanma olsa onun karşısında canı pahasına da olsa cumhuriyete sahip çıkma gerekliliği.

Menemen Olayının hemen ardından Menemen’de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay adına anıt dikilmiştir. 78 yıl sonra bu anıtın üzerindeki yazıyı yeniden okuyoruz: “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı
ve e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 
Soyisim:
Telefon:
( 0 )
Cep
( 0 )
 e-posta: 
  
Şehir:
    
İlçe