01.12.2008/Sayı:214
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatrk Dnce Kulpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatrk
 Deniz Gezmi Che Guevara

Türkiye  

Okur Mesajları

Biz ne zaman ayaklanacağız? Ne zaman ülkemizin Amerikan uşağı olmasına karsı yollarda, sokaklarda Türk bayraklarıyla yürüyeceğiz. Ne zaman harekete geçeceğiz? Öleceksek eğer, bizlerde Denizler gibi, Yusuflar gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ölelim, ABD uşağı olarak değil!

Murat Gözaydın, Antalya


Sayın Serap Yeşiltuna;

Özellikle Batı Anadolu’da Kürt faşistlerinin yoğun toprak alımları başladı. Şöyle ki; Kandıra, Sakarya, Trakya çevresinde yuvalanan PKK burada ilk olarak 1988 yılında yaptığı baskınla ortaya çıkmıştı. İlerleyen yıllarda dinci belediyeler vasıtasıyla oraya yerleştirilen Kürtler zengin ettirilerek emekçi halkın alın teri bunlara peşkeş çektirilmiştir. Son yıllarda köylere kadar uzanan toprak satışları bunun en açık örneğidir. Kandıra’nın köylerindeki toprakların Kürtler tarafından satın alındığı ve onlara bir mesken hazırlandığı gün gibi ortada. Ve satın alınan toprakların yüzlerce dönüm olduğundan bahsedilmektedir.

Bir zamanların fukara DTP’li Çorlu İlçe Başkanı şimdi memleketinden adam getirip PKK’yı Trakya’da örgütlüyor. Bugün Çorlu belirli saatlerden sonra dışarı çıkılmaz bir hal almıştır ve bunlara polis de arka çıkmaktadır. Şimdi bunlar zaten bilinen şeyler diyebilirsiniz ama bizimde bir Türk evladı olarak TÜRKSOLU’ndan başka merciimiz kalmamıştır. Öncelikle saf köylüyü bunlara karşı bilinçlendirmek gerekir diye düşünüyorum. Köylü alacağı bir kaç yüz milyarı bir kazanç olarak görebilir ama sonra başına gelebilecekleri tahmin bile edemez. Bu bilinçlendirmeyi ise ancak ve ancak TÜRKSOLU neferleri yapabilir.

Yavuz Moğul, İstanbul


Sayın Özgür Erdem;

THKO ve THKP-C hareketlerinin temel yaklaşımları anti-emperyalist, açıkçası anti-Amerikancı olmalarıydı. Denizlerin ve Mahir’in eylemleri ve söylemleri tam bir tutarlılık gösterir. Bugün açısından bakıldığında eylemleri eleştirilebilir ama eylemlerinin hedefinde hep ABD ve Amerikan işbirlikçileri oldu. Mahir’in “Kesintisiz Devrim” kitapları incelendiğinde onun anti-emperyalist tutumu görülür. Onların anti-emperyalist çıkışlarının temeli Atatürk’ün mücadele ve devrimleridir.

PKK ise son derece farklı bir ortamın ve ideolojinin örgütü. ABD emperyalizminin dünya ilişkilerinde artan ağırlığına paralel olarak doğdu ve gelişti. PKK örgütlenmesi, anti emperyalist hareketlerin inkarı üzerinde yükselen bölücü bir hareket. Sınıf eksenli düşünmenin yerini bölgesel ve etnik düşünmeye bırakması sonucu PKK yükseldi. PKK hem ülkemiz, hem de dünya ölçeğinde emperyalist değerlerin göreceli yükselişe geçtiği bir dönemin düşünme ve örgütlenme şeklidir.

PKK, ezen ezilen çelişmesi içinde ezenden yana tavır alması sonucu “belalı” bir örgüt oldu. Emperyalist “belanın” bölgesel “belalısı” olarak ortaya çıktı.

Yanlışı ve doğrusuyla Denizler ve Mahirler emperyalizmin belalıları olarak tarihsel çıkışlarını yaptılar. Umarım onlar Türk tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukları olarak yerlerini alırlar.

Aksar Yılmaz, İstanbul


Sayın Özgür Billur;

Devrimci nesiller için devrimci öğretmenlere ihtiyaç vardır. Günümüzde bu duruma pek rastlanmamaktadır. Bunun sebebi insanlarımızın kendi menfaatlerine düşkün olmasındandır.

Nereden bilsinler şimdi kendi menfaatlerine düşüp yaptıkları hatanın yarın kendi torunlarına yansıyacağını. Bir eğitimci ileriyi görebilmelidir. Kendini değil. Burada bizlere düşen, taze, eğitilmeye hazır olan beyinlere ulaşmaktır ve onlara güzellikleri, doğruları işlemektir. Şu zamanda derslerde İnkılâp tarihi değil Osmanlı tarihi ağırlıkla işlenmekte, ne yazıkki. Cehaletin son bulduğu, eğitimin öneminin farkına varıldığı ve Atatürk ilke ve inkılâplarına değer veren eğitimcilerin çoğalması dileğiyle.

Nesrin Bostancı, Denizli


Sayın Kaya Ataberk;

Bir alevi olarak düşüncelerinize katılıyorum. Ne kadar acı ki Alevilerin üstünden rant elde etmeye çalışan PKK yanlısı insanlar sözde solcular, 9 Kasım mitinginde Alevilerin arasında yer alan sözde aleviler, yıllardır ezilen, iftiralara uğrayan biz Alevilerin isteklerini kullanarak kendi propagandalarını alttan alttan yapmaya çalıştılar. Fakat bunlar Alevilikle alakaları olmayan gruplardır. Bir zamanlar Başbakan Tayyip Erdoğa’ın yaptığını onlarda yapmaya başladılar. Başbakan da İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığı yaparken Cem evlerine dozerlerle baskın yapardı. Sonradan Alevileri kanatları altına almaya çalıştı. Buradan şu çıkıyor, Alevilik öyle bir durum aldı ki, çıkar oyuncağı oldu. Çünkü onlara göre amaçlarına ulaşacakları en kolay yol, ülkenin en zayıf noktası olan dini kullanmak ve şu anda tek yaptıkları şey bu. İlhan Selçuk da ilk önce Aleviliği araştırsın ondan sonra Alevilik hakkında düşüncelerini yazsın. İslamı kabul etmeyen bir Alevi, Alevi değildir. Alevilik, Sünniliğin karşıtı değildir, arabizmin karşıtıdır. Lütfen böyle saçmalıklar yaparak Alevilikle Sünnilik karşı karşıya getirilmesin. Ülkede bir daha Maraş, Çorum, Sivas gibi katliamların yaşanmasına neden olacak karşıtlıklar doğurulmasın.

Erkan Kaplan, Ankara


Sayın Ali Özsoy;

Obama ve buna benzer o kadar konu dezenformasyona uğratılıyor ki, insanların artık direnecek güçleri kalmadı bunca kurguların içinde. Barack Obama kimdir, nedir? Bizim için şu nokta önemli, sizin de tırnak içine aldığınız “Büyük Kürdistan”ı acil politikası içine alması konusu. Çünkü gerçek bu noktada ifşa ediliyor ve insanların nasıl aldatıldıkları gözler önüne seriliyor.

Fehime Sultan, İstanbul


Sayın Tuğrul Çelik;

Bütün yorumlarınıza katılıyorum. En son ‘’Tayyip ve AKP’nin yönü ‘’Ilımlı İslam’’mı,’’büyük Kürdistan’’mı? sorusunda sadece Tayyip ve AKP’nin yönüne DTP’yi de eklemeliydiniz. BOP doğrultusunda Ortadoğu’daki Irak işgalinde kimlerin çapul ve yağmaya katılıp emperyal güçlerle birlikte olduklarını katliam ve tecavüzlere katılıp işbirlikçi olduklarını tarih hep yazacaktır. Bizim saflarımız belli de “kardeşlerimizin” safları da belli. BOP’yle emperyal güçlerin sahnedeki oyunlarının adı büyük Kürdistan! Oyuncular da belli ki zaten Tayyip kendisi açıklıyor Büyük Ortadoğu Projesi görevlisi olduğunu. Diğer oyuncu da sanırım iki başlı DTP ve PKK. Sol devrimci söylemlerle çıkış yapıp da böyle kukla olmaları oyunların çok önceden tezgahlandığını düşündürüyor. Sanırım açmazda ve çıkmazdalar.

Efrayim Yılmaz, İzmir


Aylardır kamuoyuna ardına büyük bir basın ve hatta Kemalizm’in kalesi olan kurumların da desteği alınarak tanıtımı yapılan “Mustafa “ isimli gerçekle ilgisi olmayan mesajların ustalıkla yerleştirildiği belgeselin, Cumhuriyetimizin 85. yıldönümünde ve Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 70. yılında gösterilmesi de farklı bir anlam taşımaktadır. “Mustafa” Filmi; Mustafa Kemal’i ve onun yolunda yürütülen “Ulusal Kurtuluş Mücadelesi”ni bitirmeye yönelik bir psikolojik operasyondur. On beş yıl gibi çok uzun bir zamana yayılan Can Dündar’ın hazırladığı “Mustafa” adlı film, bilinçaltında farklı bir Atatürk portresi oluşturmaya çalışmaktadır. Bu şekilde yapılan Atatürk’le ilgili filmleri hazırlayıp yayımlamak, gerçekten büyük sorumsuzluk sayılmalıdır.

Tarihe karşı, Türk ulusuna karşı ve tüm insanlığın övünç kaynağı olan büyük bir öndere ve lidere karşı yapılan bir sorumsuzluktur...

A. Berham Şahbudak, İstanbul


Bizler Ata’nın evlatlarıyız. Solcusu, milliyetçisi, devrimcisi, bu güzel vatanımız için, birlik beraberlik için, AKP’ye karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Durum gerçekten çok ciddi arkadaşlar, önce vatan. Vatansız bir millet var olamaz.

Hasan Karataş, Aydın


Ben Mustafa fimini duydum ve gitmiyorum. Genç nesli Atatürk düşmanı yetiştirmek için bir takım çalışmalar yapılıyor. Duyduk ki ilk okullarda falan bu filmi izlettiriyorlarmış. İzleyen, daha okumayı yeni söken çocuklar, ‘’Atatürk yalnız biriydi, içkiciydi, çapkındı’’ diye yorumlar yaparlarmış. İstedikleri kadar kötülemeye çalışsınlar, biz çocuklarımıza, çocuklarımızda çocuklarına en güzel şekilde Ata’mızı anlatırız.

Bünyamin Ergen, İstanbul



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranzı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe