Kemal Paşa; seni hiç bir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız. Bizden sonra gelenler de unutturmayacak. Bu dünya döndükçe, bu cihan var oldukça her zaman kalbimizdesin Paşa’m. Türkler Atasına ihanet etmeyecek! Sefa Hodul, İstanbul Sayın Özgür Billur; Atamızın güzel bir sözünü hatırlatmak isterim: “Benimle beraber yola çıkanlar, kendi görüş ufukları sonuna erince, birer birer beni bıraktılar” demiştir. Bu sözün içeriği gerçekten birilerine verilen en ağır cevaptır. Atamızın ismini kötüleme taraftarı olanlar hayatlarının en büyük hatalarını yapmaktadırlar. Şu da unutulmasın ki, bugünkü çağdaş ortamı bir devrimci hayatını hiçe sayarak yaratmıştır. Bunu Atamıza borçluyuz. Orhan Aydın, Çorum Atatürk’ün emanet ettiği ilkelerin doğruluğuna inanıyorum. Tüm dünyanın hayran olduğu Atamızın insani yönünün en büyük belirtisi ise bizlere bıraktığı mirasın büyüklüğüdür. Bizlerin bu mirasının değerini bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Canan Çetinkayalar, Balıkesir Bu zamana kadar pek çok yazı gazete okudum her bir satırı, her bir köşe yazarı, her bir kelimesi satın alınmış. Bu o kadar belli oluyor ki. Günümüzdeki gazetelerin hepsi satın alınmış, hepsi belli bazı kişilerin tekelinde. Ama TÜRKSOLU ayrı. Burada okuduklarım biliyorum ki bazı kimselere yaranılmak için veya bazı kimselerden çekinerek gerçekleri hasıraltı etmek için yazılmamış. Bir üniversite öğrencisi olarak yanlışla doğruyu idrak etmekte zorlandığım zamanlarda TÜRKSOLU yardımıma koştu. Çünkü etrafta her kafadan bir ses çıkarken, doğru düzgün sandığınız tam bir Atatürkçü sanıp değer verdiğiniz kimseler Mustafa gibi sözde bir belgeselle karşınıza çıkarken objektif kararlar vermek oldukça güç. Can Dündar hususunda yazdıklarınızı okuduğumda gerçekten çok şaşırdım. Çizdiği imajla çok ters davranışlar. Aslında bu hep böyleymiş ama birinin bize bunu açık açık göstermesi gerekiyormuş. Buradaki birisi TÜRKSOLU olmakla beraber bunun için ayrıca teşekkür ediyorum. Asıl üzüldüğüm şey ise, Atatürk gibi Deniz gibi hayatını emperyalizmle savaşarak son vermiş devrimcilerin hayatları gene emperyalist düşünce ve tavırlarla sömürülerek bilmem kaç milyon dolarlara dökülüyor. Bugün en alakasız en burjuva kişilerin üstünde Che tişörtleri. Her neyse ben sadece bu kadar güzel ve objektif yazılar yazdığınız herhangi siyasi bir partinin tekelinde olmadığınız için, yani umarım öyle değilsinizdir, şimdiye kadar öyle bir şey hissetmedim. İşte tüm bunlar için teşekkür ediyorum. Başka bir sayınızda Deniz Gezmiş’in Kürt sorununa bakışını da yazarsanız çok sevinirim. Çünkü bu konuyla ilgili de her kafadan bir ses çıkıyor. Nuran Uyan, Ankara Sayın Özgür Erdem; Atatürkçüyüm, örgütsüzüm ve her geçen gün kendimi daha yalnız hissediyorum. Çevremde şeriatçı, yobaz, bölücü güçlerin örgütlü tehdidinin hızla artışına tanık oluyorum. İnsanlarımız bu güçlere çeşitli nedenlerle kapılmışlar. Artık geri dönüşü olmayan bir yola mı girdik? Bir şey Yapmalı! Ama ne? Gülnaz Bekar, İstanbul Sayın İnan Kahramanoğlu, Gerçek Atatürkçüler ortaya çıkmak zorundadırlar. Ortaya çıkmadıkları için özde bölücü örgütün sempatizanı olup iki yüzlülük yapıp Atatürkçü görünen sahtekârlara meydanı boş bırakmaktadırlar. Korkuyla, sinmeyle bir yere varılmayacağını bilmemiz gerekmektedir. İnceldiği yerden kopmalıdır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız ve daha nice şanlı mücadeleler unutulmamalıdır. Nasıl Kürtçüler her türlü zeminde pervasızca ve birbirlerini destekleyerek örgütlü bir biçimde ülkemiz aleyhine çalışmalarda bulunuyorlarsa, bizlerinde hem bölücülerle hem de sahte Atatürkçülerle korkusuzca ve örgütlü bir biçimde mücadele etmekten başka çaremiz kalmamıştır. Adil Cihan Akkuş, Denizli Üzerine tartışmalar, filmler, spekülasyonlar, yapılan düşünceleri üzerine bu kadar fazla saptırmalar, çarpıtmalarda bulunulan böyle başka bir lider yoktur herhalde dünyada. Yıkamadıkları için fikirlerini, değiştiremedikleri için insanlar üzerindeki etkisini, şimdi çarpıtarak, gerçeği değiştirerek kendi fikirlerini empoze etmeye çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki, Türk milletine tam bağımsızlık ve ulusal mücadele fikrini aşılayan bu büyük adamı başka türlü asla yıkamayacaklar. O yüzdendir bu saldırıları. Oyuncaklarını kıran, kıymet bilmeyen hırçın bir çocuğun hiç bitmeyen nefreti yüzlerinde... Her şeyi hunharca harcayan bu saldırganlık, bu nefret ve eziklik duygusu, geçmişin kuyruk acısından başka hiçbir şey değil. Ama söylüyorum onlara: Yine de yıkamayacaksınız içimizdeki O’na olan bu sevgiyi. Bu psikolojik savaşlarınız, bu yıpratma çalışmalarınız, medyatik bilgi kirliliği ve filmleriniz, çamur atmak için kullandığınız o kitaplarınız işe yaramayacak yine. Hiç boşuna uğraşmayın, “bu ülkeyi sivilleştirme, özgürleştirme” adına batıdan aldığınız emirlerle, Soros’tan gelen paralarla kurduğunuz ne idüğü belirsiz vakıflarla, derneklerle, üniversitelerle, O’nu kalbimizden, beynimizden söküp atamayacaksınız. Boşuna uğraşıyorsunuz. Çünkü Atatürk demek, Türkiye Cumhuriyeti demek artık... Ve yine biliyorsunuz, biliyoruz: Türkiye Cumhuriyeti demek, Atatürk demektir! Melih Küçükoğlu, İstanbul Sayın Yunus Yılmaz; Görüşlerinize katılıyorum. Bir arkadaşım tiyatrocu-sanatkar Ali Poyrazoğlu ile Atatürk üzerine sohbet yaparken Ali Poyrazoğlu anlatmış, bende aynen size ve TÜRKSOLU okuyucularına aktarıyorum. Bankacılar paranın sahte olup olmadıgını anlamak için, parayı ışığa doğru tutup içerisinde Atatürk filiganı varmı yok mu bakarlar. Sizde bir adamın ne mal oldugunu anlamak için, onu ışıga tutun; bakın bakalım içinde Atatürk varmı, yokmu İçinde Atatürk olmayanlara iltifat etmeyiniz. Cumhuriyete sahip çıkınız) teşekkürler. Tacettin Avcı, Eskişehir Sayın Serap Yeşiltuna; Mustafa filmini izledim. Ancak Can Dündar’ın romantik ruh yapısını az çok bildiğimden kötü niyetlerimi silerek bakmaya çalıştım. Buna göre öncelikle başarısız bulduğumu söyleyebilirim. Öyle ki, Can Dündar’ın masalsı sesiyle yaptığı anlatımlarla ara ara da uyudum ve bir kez daha izledim. İşlediği motifleri nereden çıkardığı bu yazıyla anlaşıldı. Ben de safiyane olarak tüm bunları filmcinin romantizmine yormuşum ne yazık ki. Aydınlattığınız için teşekkürler. Halil Biga, Çanakkale Yazılarınızı yeni takip etmeye başladım. Fikirlerimi yansıtan bir yayın olduğunu yeni öğrendim. Size sadece şunu söylemek istiyorum, bütün devrimci ruhumla yanınızdayım. Esra Alan, İstanbul Size bu mesajı 10 Kasım günü yazıyorum. Bugün Anıtkabir’e gittim ve orada bir grup Mustafa’yı beğendikleri ile ilgili konuşuyorlardı. Bizden de aşırı bir tepki çıktı ve orada kavga oluyordu. Bu filmi beğenenin Anıtkabir’de ne işi var size sorabilir miyim? Batuhan Çukur, Ankara
|