Obama: “Siyah deri beyaz maske”
Uzun zamandır gündemi meşgul eden Amerika’nın yeni başkanı kim olacak bekleyişi nihayet sonuçlandı. Filler yalnız değil eşeklerle tepişti bu sefer....
Bir eşek ve bir filin, pardon demokrat ve cumhuriyetçinin, yarıştığı seçim yarışını %47’ye karşılık %52’yle eşşekler kazandı.
Demokrat aday Barack Obama, rakibi McCain’i seçimlerde yenilgiye uğratarak ABD’nin 44. başkanı olmaya hak kazandı.
Seçim öncesi kampanyalar çok hareketli geçmişti hatırlanırsa. Ancak seçim sonuçları açıklanıp da Obama’nın zaferi belli olunca, aynı hareketlilik etkisini kaybetmeden devam etti.
Obama’nın zaferi kesinleşir kesinleşmez başta ABD’li demokratlar olmak üzere birçok Obama taraftarı sokaklara döküldü. Obama’nın seçimlerdeki zaferi kesinleşince Chicago’da 240 bin kişiye seslenişini de seçim sloganı olan “değişim” damgasını vurdu.
Herkesin başkanı olacağını belirten Obama’nın seçim zaferi ABD tarihinde de bağımsızlığın üzerinden geçen 232 yılın sonunda beyaz saray koltuğuna bir “siyah” oturmuş oldu.
Obama’nın zaferinin en çok tartışılan yanı da işte bu oldu. Beyaz saray koltuğuna ilk defa bir siyahın oturması gerçekten de ABD için bir değişim.
Afrikalı bir babanın oğlu olan Obama, yıllar önce atalarının
köle olarak getirildiği ülkenin başkanı oldu ve bu koltuğu Bush’tan devralacak.
İlk bakışta bir değişim söz konusu gibi görünse de emperyalizm ve Amerikan siyaseti olduğu sürece ezilenler açısından hiçbir değişimin olmadığı ortada.
ABD’de gerçekleşen zafer daha önce siyah haklarının temsilciliğini yapan Martin Luther King’in “rüya”sı değil, bizzat Obama’nın dediği gibi ABD’nin kuruluşundaki kendi “kurucu babaları”nın eşitliğe kavuşmaları. Obama buna demokratik eşitlik diyor; ama bu “değişim” zaferi, yine kendisinin seçim sonucunda yanında mutlu aile tablosuyla belirttiği gibi, bir değişimi yaratmak için sadece bir şans.
Şöyle diyor Obama:
“Dünyayı yıkmaya niyetlenenler. Sizi yeneceğiz. Barış ve güvenliği arayanlar. Sizi destekliyoruz. Aradığımız değişim bu zafer değildi. Bu zafer bize o değişimi yaratmak için bir şans verecek sadece.”
Obama klasik ABD emperyalizmi ağzıyla konuşuyor işte. Değişim bunun neresinde. Yine ABD ve onun karşısında dünyayı yok etmek isteyen şer odakları, yani ezilen milletler, yani üçüncü dünya. Yine dünyaya barış getiren Amerika. Ve Obama’nın dediği gibi bu seçim zaferi bu senaryonun devamının sağlayacak bir şans.
Hadi Amerikalıları anlarım. Amerikan çıkarları devam edeceği için ve Bush’tan (en azından IQ olarak daha ileride olduğunu düşünüyorum) daha akıllı bir başkanları olacak ve sistem aynen devam edecek.
Cumhuriyetçi tarafa bakınca da durum hemen çakılıyor zaten. Seçimler boyunca McCain ve rujlu pitbulu Palin, Obama hakkında demedik laf bırakmazlarken, seçim sonucunda McCain Obama için “dün rakip bugün başkan” olmuştu. Sistemde sıkıntı yok anlayacağımız. Zaten bir eşekler bir filer kazanmıyor mu Amerika’da?
Gelelim diğer sevinenlere… bir sevinç dalgası Kenya’dan geliyor. Kenya’lı bir babanın oğlu olan Obama, ABD’nin başkanı olurken, akrabaları seviniyor.
Gelelim Türkiye’ye…
E, ne de olsa Bush gitti, iyi bir şey değil mi bu?
ABD karşıtlarımız sevinmesinler de kimler sevinsin? Peki Obama bize hangi “değişim”i vaat ediyor.
Ermeni soykırımı iddialarını hemen kabul edecek, ruhban okulunun açılmasını da destekliyor. Kıbrıs meselesinde de Türkiye’ye karşıt fikirlere sahip. PKK ile mücadelede de hükümetle paralelmiş, yani AKP gibi düşünüyor…
Irak’tan asker çekecek mi? Aşamalı yapacakmış. Ölme eşşeğim ölme…
Ya Afganistan’da “değişim” var mı?
Var. Artık asker bulundurma yerine nokta atışları yapılacakmış.
ABD karşıtlarımız bir daha düşünsünler şimdi. Obama bir “değişim” vaat ediyor mu sizce?
Amerikancılara diyecek bir şey yok zaten…
Attıkları manşetler her şeyi gösteriyor:
Yeni Şafak derin bir “Oh!” çekmiş mesela. “Ohbama” manşetiyle çıkmış.
Hürriyet de “Amerikan ihtilâli” diyerek Amerika adına seviniyor.
Milliyet “Küresel umut”tan büyük beklentisini ortaya koymuş attığı manşetle.
Bugün ve Radikal’in “Amerikan Rüyası” yine görülen rüyayı (genel olarak kabus) anlatan anlamlı manşetlerden.
Taraf’lı Yasemin Çongar’ın Amerikalı kocası evde seçim sonuçların izlerken ağlamış. Yasemin Hanım kocasını anlatmış, “İç savaş bitti” diyor.
ABD’nin iç savaşı bitti mi bitmedi mi bizi ilgilendirmez ama, Amerika’yla ve onun desteklediği Kürt-İslamcılıkla olan savaşımız bitmeyecek.
Beyaz Bush gitmiş yerine beyaz maskeli siyah Obama gelmiş bizim için fark etmiyor.
|