10.11.2008/Sayı:211
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye  

Okur Mesajları

Sayın Özgür Erdem;

Özgür ağabey; ben 13 yaşındayım. Bugün filme gittik ve hiç beğenmedim. Filmde Atatürk’ün kişisel mektupları çok fazlaydı. Bunları koyacaklarına Atamızın hayatına birde bizim gözümüzden baksaydı ya. Filmin sonundaki şarkıda yalnız, derbeder gibi kelimeler geçiyor. Bu şarkıdan filmin konusu anlaşılıyor. Atatürk’ü Hitler gibi yalnız gösteriyorlar.

Ayrıca Atatürk’ün medreseleri kapatmasının sebebinin okulda yediği dayak olarak gösteriliyor. Ama asıl nedeni çağdaş devletler ilkesindeki laiklik düşüncesini ön plana çıkarmak ve Atatürk’ün ateist olmasına bağlıdır. Konuyu biraz daha açacak olursak, Atatürk’ün İstanbul’a geldiğinde okulu kırıp kadına ve içkiye gittiği söyleniyor. Bu ne küstahça, ne gerici bir zihniyetten çıkan bir düşüncedir? Sonra Latife Hanım’dan ayrılması “koca orduyu idare ettim bir kadını idare edemedim” diye nitelendiriyor. Burada yorum sizindir. Sonra bir mektubunda beni hatırlayınız yazan yeri ailesi tarafından karalatılmış deniyor. Sonra Atatürk her gün yatıyordu, uyanınca 3 paket sigara 15 kahve ve bir büyük rakı bitiriyordu ve yine uyuyordu deniyor. Ayrıca kafası bedeninden 2 adım önde gidiyordu deniyor. Böyle salakça bir şey olur mu? Hangi zihniyet bunu söyler? Adam bu filmi anlaşılacağı gibi Atatürk’ü küçük düşürmek için yapmış. İlginize teşekkürler.

Ercan Öztürk, Muğla


ÖĞÜT

Dış güçlerin isteği tek uğraşın olursa
Yobaz ve satılıklar senden destek bulursa
Özgürlük elden gider borçtan kurtulamazsın
İlk fırsatta yatırır sıkarlar ümüğünü

Aydınlık yoldan sapıp karanlığa dönersen
Ampûlü simge yapıp ışımadan sönersen
Beyinler de kararır bilim yurdu terk eder
O zulmet ortamında sıkarlar ümüğünü

Bölücüyle dost olup şehide kelle dersen
Devrim yasalarını dışlayarak reddedip
Bilimden uzaklaşır şeriata dönersen
Verdiklerin az gelir sıkarlar ümüğünü

İMF, ABD’nin her sözünü tutsan da
Doymaz sömürücünün kazığını yutsan da
Daha da çok isterler, asla doyuramazsın
Hainler aç kurt gibi sıkarlar ümüğünü

Satılmış ve liboşlar seni desteklese de
Sen her şeyi bilirsin eşsiz lider dese de
Yemleri az gelirse hemen seni terk edip
Dış güçlerle birlikte sıkarlar ümüğünü

Anayasa ve yargı hepimize güvence
Daha da büyük bir güç olabilir mi sence
Hurafeye yüz verip koşullar ters dönünce
Dost görünen yobazlar sıkarlar ümüğünü

Kriz dünyayı sardı, bize de bulaşacak
Dış borç daha da artıp nereye ulaşacak
Yolsuzluğa sapanlar özgür mü dolaşacak
Bir gün seni de satıp sıkarlar ümüğünü

Yasalar ve bilimin gösterdiği yolu tut
Hırsız ve liboşların öğütlerini unut
Devrimci gençler olsun senin için tek umut
Yalnız onlar kurtarır senin de ümüğünü

A.K.


Sayın Gökçe Fırat,

Yazılarınızı ilk kez okudum ama çok etkileyici. Sizi de ilk kez tanıyorum affınıza sığınarak. Ama kitaplarınız varsa ki büyük ihtimal vardır, edinip okumak isterim.

Gözde Çakmak, Edirne


Sayın Ali Özsoy;

Bence bu ülkede en iyi şartlar hep Kürt kökenli insanlarımıza sağlanmıştır. Gerek politika gerek iş gerekse sanat dünyasında pek çok Kürt kökenli insan vardır ve her yerde hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın yaşamaktadırlar. Ama bence Kürt kökenli aydınım diye geçinenler, onların ve yandaşları işbirlikçilerinin amacı bu insanların bu ülkede huzurlu yaşamalarını sağlamak ve her türlü haktan yararlanmaların sağlamak değil, dış destekli, tamamen yurdumuzu bölmeye gayret eden insanlardır. Kaldı ki Kürtler, bu ülkede her türlü hakka Türk’üm diyenden daha fazla sahiptirler. Ama amaç hak hukuk değil isyan, uyduruk devlet kurma hayalidir. Ama ben ve benim gibi düşünenler tükenmedikçe bu onlar için zor. Bu ülkede Kürtleri Türklerin ezdiği sindirdiği söyleniyor, bence bu yanlış. Çünkü Kürdün Kürde yaptığını hiç bir güç yapmamıştır. Ağalık-beylik dersen onlarda, başlık dersen onlarda, ideolojik çoğalma dersen onlarda, tembellik ve her şeyi devletten beklemek dersen bu toplulukta. Verileni parçalayıp kendisine hizmet etmeye gidene sahip çıkmayıp şehit ettiren de yine onlar. Bu kadar hak hukuk başkasına verilse kul köle olurdu bu vatana. Ama bu toplulukta vefa denen şeyden zerre kadar bulunmaz. Düşünün televizyondan, gazetelerden hep gördüğüm haberler mal gibi alınıp satılan kızlar, en büyük namusuz kendisi iken namus adına cinayet işleyen yine bunlar. Ağaya kul köle olan, kendisine cumhuriyetle verilen birey statüsünü ümmet olma zavallılığı ile ağaya veren yine onlar. Kendisi açlıktan ölürken çocukları hastalıktan kırılırken elindeki ve avucundakini ağaya veren, düğününde ağanın gelini veya oğluna takı takan yine bunlar. Kısacası bu güzel ülke tarafından onlara bunca verilen şeye rağmen ona isyan eden ve bunca nimete karşı onu yıkmaya çalışan yine onlar. Ama bu ülke kolay yıkılmayacak ve biz var oldukçada ırkı, dini, düşüncesi ne olursa olsun bu yolda alacağı tek şey hava olacak. Son olarak diyeceğim şu: Bu zavallılar bu ülkeden ne kadar nefret ediyorlarsa bizde bu güzel ata yurdumuzu bir o kadar çok seviyoruz. Ne mutlu Türk’üm diyene, Yaşasın Cumhuriyet!

Yılmaz Kaya, İzmir


Sayın Serap Yeşiltuna,

Can Dündar’a harika bir önerim var. Sizlerin aracılığıyla ulaştırmak istiyorum. yalnız başına kalsa da, çoğunluğu, ondan önceki batıl dinlere bağlı ve putlara tapan insanlarla demokratik ve de antidemokratik bir şekilde mücadele ederek (devrim) yaratan, son hak din olan İslam dininin kurucusu ve de peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (sav.) için de bir Mustafa belgeseli yapsın da görelim. Hadi Can göreyim seni ve cesaretini. Aynı zamanda senin gibileri. Bu belgesel ile farklı görüşlerde olmasına rağmen İslam dininin gereklerini yerine getiren vatandaşlarımızın bu tartışılmaz hassasiyet ve hissiyatlarını kullanarak iktidara gelen emperyalist-işbirlikçilerinin gönlünü yaptın. Daha doğrusu öyle birisi olduğunu ya da vıcık vıcık yağdanlık olduğunu ispatladın. Şimdi benim önerimi dikkate al ve o belgeseli yap. Eğer cesaret edebiliyorsan. Şunu da bilesin ki, bunu becerebilirsen eğer şimdi olduğu gibi bizi yine karşında göreceksin. Biz seni eleştiririz doğruyu göstermek adına. Fakat din-i istismar-i ulemalar ne yapar bilemem. Ha cesaret Can. Eğer bunu beceremezsen sana ikinci bir önerim var. Yarın doğruca mahkemeye gidiyorsun ve adını Mustafa yapıyorsun. Böylece bütün Mustafalardan da özür dilemiş olursun. Ne dersin Can (pardon) Mustafa kardeş?

Tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti adına, dimdik duran devrimcilerin saflarına katılalım. Hemen şimdi!

Enbiya Uslu, Bursa



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe