10.11.2008/Sayı:211
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Kapak Tuğrul Çelik

Aydınlık, Can’ın “Mustafa”sını
çok beğenmiş

“Mustafa”: Beyazperdede Atatürk düşmanlığı

Can Dündar’ın “Mustafa” filminin gösterime girişinden sonra üzerinde bir tartışmadır gidiyor.

“İnsan Atatürk”ü göstermek ve onu Türk milletine sevdirmek gibi garip bir amaçla yapılmak istenen belgeselde Atatürk her zaman yalnız, mutsuz, sorunları olan ve hayatında verdiği kararları da bu kişisel sorunlarının tesiri altında veren, içkiye ve kadınlara düşkün bir diktatör olarak anlatılıyor.

Can Dündar çizdiği “insan Atatürk” portresiyle Atatürkçülüğe büyük bir hizmette bulunduğunu düşünedursun, Türk milletinin tepkisini çeken belgeseli beğenenler de var tabi ki.

Atatürk’e duydukları kini açıktan dışa vuramayanlar için “Mustafa” mükemmel bir siper olmuş durumda.

“Mustafa” üzerine yapılan değerlendirmeler içinde Aydınlık’ın tavrı “Mustafa”yı Atatürk düşmanlıklarına siper edenlere güzel bir örnek. Geçen haftaki sayısında, “Mustafa” üzerine dönen tartışmalar sürerken ve belgesel Atatürkçüler ve Türk Milleti tarafından yoğun eleştiri alırken; Fikret Bila’nın “Mustafa” hakkında söylemiş olduğu “Film Kemalistleri tatmin etmeyecek. Kemal’den hazzetmeyenlerin ilgisini ve beğenisini çekecek” tespiti de doğrulanmış oldu.

İşte Aydınlık’ın “Mustafa” yorumu: “Can Dündar’dan Cumhuriyet saflarında yer alan bir belgesel. Mustafa karga kovalamayı sürdürüyor.”

Tunca Arslan imzasıyla çıkan değerlendirme yazısında, yazar da Can Dündar gibi psikolojik takılmış. Filmden sonra İstiklal Caddesi’nde dolaşırken herkes “Mustafa”dan bahsediyormuş; filmi gören-görmeyen, beğenen-beğenmeyen herkes yorum yapıyormuş.

Daha sonra yazısında bir tespit yapıyor ki evlere şenlik:

“Manzara oldukça net sayılır… Cumhuriyete karşı olanlar, mütareke basınının günümüzdeki temsilcileri, Avrupa-ABD muhipleri, bilcümle ıvır zıvır sözde solcu takımı, ‘Kemalizmden kurtulmalıyız’cılar, şeriatçılar vb. çok açık ki “Mustafa”dan rahatsız olmuş durumdalar. Elinden gelse 29 Ekim’i, 23 Nisan’ı,19 Mayıs’ı, 10 Kasım’ı tarihten ve takvimlerden silecek bu taifenin, başrolünü Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği bu filmden hazzetmediği, tüylerinin diken diken olduğu ortada.”

Aydınlık’ın, “Mustafa”dan rahatsız olan tüm Atatürkçüleri ve Türk milletini dahil ettiği sınıflara baktığımız zaman, süreçten bihaber mi yoksa Can Dündar yapımı “Mustafa” adındaki Atatürk’e saldırma sanatının bizzat destekçisi mi olduğu sorusu geliyor aklımıza.

Aydınlık yazarı, tescilli Atatürk düşmanı Taraf ve Yeni Şafak gibi paçavralara da sözde ve gerek duyduğu sataşmalarla durumu kurtarmaya çalışsa da çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz.

Aydınlık, Taraf’ın “Tam da ülkenin en ünlü Kemalistleri darbeci, ırkçı, karanlık bir örgüt olan Ergenekon’un üyesi olmaktan yargılanırken… Yoksa “Mustafa” Can Dündar tarafından Ergenekon önlerinde nefessiz bırakılmış Kemalizm’e yeni bir hayat öpücüğü mü?” değerlendirmesini alıntılayarak “Mustafa”yı sahiplenmeyi temellendirmeye çalışıyor, hem de içerdeki lideri Perinçek’e bir gönderme yapıyor aklınca. Böylece Perinçek de Türkiye’nin en ünlü Kemalistlerinden biri olmuş oluyor.

Yazar, tüm değerlendirmelerin Türkiye’de bugün yaşanan saflaşma ve taraflılıktan bağımsız olamayacağını ortaya koyuyor.

Kendisine biz de katılıyoruz. Çünkü bugün Aydınlık’ın Türk Milletinin tepkisini çeken bir Atatürk’e saldırı aracı olan “Mustafa”yı sahiplenmesinin altında hem bugünlerin ama daha çok da öncesinin etkisi var diye düşünüyoruz.

Perinçek’in ve Aydınlık grubunun geçmişinden bugüne şöyle bir bakınca, bugün Atatürk düşmanı bir belgeseli desteklemenin altında yatanın eskiden kalan bir taraflılığın bugün de devam etmesi olduğunu görebiliyoruz.

Bugün Türk Milleti gibi Atatürk yanında değil de, Can’ın “Mustafa”sının tarafında olmanın tarihsel kökenlerine birazcık eğilmek gerekiyor.

Aydınlık’ın tarihsel tarafı: Dün “Kemalist diktatörlük” bugün “Mustafa”

Aydınlık cemaatinin biraz geçmişine baktığımız zaman Atatürk adına karşılaşacağımız tek bir kavram var: Kemalist diktatörlük!

1970’lerde basılan ve Perinçek’in yargılandığı Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) Davası’nın bugün hâlâ yayınlanan TİİKP Savunma adlı kitabı çok değil birazcık karıştırırsak, Aydınlık zihniyetinin Atatürk hakkındaki görüşleri hakkında fikir sahibi olabiliriz. Aynı zamanda da “Mustafa”yı desteklemenin ardında yatan tarihselliği görebiliriz.

Aydınlık’ın tarzı ve “Mustafa”daki Can Dündar tarzı benziyor aslında. Can, Atatürk’ü millete sevdirmek adına bu belgeseli yaptığını ortaya koyup açıktan Atatürk düşmanlığı yaparken; Perinçek de TİİKP davasında mahkemede şöyle seslenmişti:

“Savcılar Atatürk’e dil uzattığımızı iddia ediyorlar... Biz, Mustafa Kemal’i halkımızın anti-emperyalist mücadelesindeki değerli hizmetleri dolayısıyla saygıyla anarız. Marksistler burjuva ihtilalcilerine daima saygı duymuşlardır. Fakat biz aynı zamanda Kemalist diktatörlüğün işçi ve köylüleri ezen burjuva karakterini açıkça ortaya koyar ve onunla mücadele ederiz…(sf. 208-209)”

“Mustafa”da bahsedilen yalnız, halktan bihaber, yaptığı tüm hareketlerde de kişisel hırs ve isteklerinin yönlendirici olduğu bir diktatör Atatürk betimlemesi Perinçek’in de savunduğu tezlerdendi.

“Halkın bu sömürü ve işsizlik ve açlık rejimine karşı duyduğu öfke, baskı ve zulümle önleniyordu. Dünya çapında yükselen faşizm, Kemalist diktatörlüğü de etkiledi. ... Yine bu yıllarda Türk Tarih Tezi ve Güneş-Dil Teorisi gibi ırkçı teoriler ortaya atıldı…(sf.-207)”

Gelelim Kurtuluş Savaşımıza…

“Mustafa”da sadece Can Dündar’ın kafasındaki Atatürk anlatıldığı için; Bağımsızlık Savaşı, Milli Mücadele içinde halkla buluşması, profesyonel devrimcilik ve sine-i milletten bahsetmeye yer kalmamış.

Ama Aydınlık’ın bununla da pek ilgisi olduğu söylenemez. Onlara göre Mustafa Kemal burjuva devriminin ve ondan sonra gelen burjuva diktatörlüğünün başıdır. Kemalist burjuvazi Kurtuluş Savaşı’nın ilerici niteliğinden yararlanarak bazı reformlar gerçekleştirirken; bir taraftan da emperyalizmle anlaşmıştır. Atatürk, alt tarafı bir burjuvaydı onlara göre.

Perinçek şöyle diyor mahkemede:

“Bütün bunlara rağmen Kemalist burjuvazi zaferden itibaren hızla zenginleşerek, emperyalizm ve gericiliğe teslim olma yönünde gelişti...(sf.-193)”

Perinçek’in en önemli tezlerinden olan “Türk-Kürt kardeşliği” ve Atatürk’ün Kürtlere vaat ettiği “özerklik” konularından da belgeselde bahsedilmesi, “Mustafa”nın Aydınlıkça beğenilmesinin kuvvetli nedenlerinden birisi olmalı.

Yine Perinçek’ten alıntı yapacağız. Ne yapalım adam her zaman uzun uzun ifadeler veriyor: “Kemalist diktatörlük, Kürt halkına milli baskı ve eritme politikası uyguladı. Şeyh Sait isyanı sırasında Kürt köylülerini kitleler halinde katletti. İskân kanunuyla on binlercesini yurtlarından, topraklarından sürdü…(sf.-202)”

Tüm bunlardan sonra dün Atatürk’e “burjuva”, “diktatör” ve “faşist” deyip; Apo’ya gül veren Perinçek ve Aydınlık zihniyetinin, bugün “Mustafa” belgeselini desteklemesi de ilginç kaçmıyor aslında. “Mustafa” içerdiği Atatürk düşmanlığı ve Atatürk’ü anlatırken hiç bahsetmediği devrimci Atatürk’ün bilinçli eksikliğiyle, tam istedikleri tarzda bir film olmuş.

Filmin ardındaki Çapanoğlu ve Aydınlık

Aydınlık, söz konusu olaya, konu Atatürk düşmanlığı olunca gözü kapalı atlasa da, Atatürkçü çevrelerden gelen tepkiye bir paragraf ayırmış. Ama gönüllere de su serperek...

Aydınlık, yazarının ağzından “Mustafa”ya ve Can’a yönelik eleştirilerin haksız, abartılı ve lüks suçlamalar olduğunu ve her karenin ardında bir Çapanoğlu arandığını belirtip, “kusur bulmanın sonu yok” diyor.

“Mustafa”daki Atatürk betimlemelerinin yeni bir şey olmadığını ve bir iki yeni belge dışında sürekli olarak söylenenlerin tekrarı olduğunu söyleyip, meseleyi Türk milletinin gözünde normalleştirmeye çalışıyor. Aydınlık, her zaman olduğu gibi Türk milletinin dışında tavır alıyor.

Yazar diyor ki “manzara oldukça net sayılır.” Doğru. Bir tarafta “Mustafa”yı beğenmeyen Türk milleti ve gerçek Atatürkçüler, diğer tarafta onu beğenen şeriatçılar, Kürtçüler ve Aydınlık!

“Mustafa”nın ardında bir “Çapanoğlu” aramamak gerekiyormuş.

Biz “Mustafa”nın ardında bir Çapanoğlu arıyoruz. Hele hele Aydınlık savunuyosa!


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe