Sayın Gökçe Fırat; Evet, devrimciler devrimcilerle yan yana koyulur. Atatürk’ün yanına Denizler yakışır. Denizler bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele verdiler. Gerçekten düşünülmeli ki bir tane sağcı var mıdır Denizlerin yaptıklarının yüzde birini yapan. Yalnız, Denizler diyorum çünkü Hüseyin, Yusuf, Mahir, Taylan, Sinan da bu uğurda can verdiler korkusuzca. Bu vatan onları unutmayacak. Devrimciler onları ve onların acısını hiç unutmayacak. Kahrolsun emperyalizm! Gizem Deniz Kaf, Niğde Ben şahsi hiç bir çıkar gözetmeden kendimi ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri olarak görüyorum. Biz, Mustafa Kemal Paşa’nın askerleriyiz! Dedemin dedesi söylerdi bu sözü. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra vatan hainleri harekete geçmiştir. Vatanımıza, birliğimize, ulusumuza ihanet edenler hala bu topraklar üzerinde mevcuttur. Türkler devrime gelin, kopmayın devrimden. Sahip çıkalım ülkemize toprağımıza vatanımıza. Saygıdeğer TÜRKSOLU ailesine teşekkür eder başarılarının devamını dilerim. Alaattin Gevrek, Afyon Ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Bir yandan vatan için şu an yapılması gereken şeyler var ama elimden hiçbir şey gelmiyor. Ne yapmamız gerekiyor düşünemiyorum ama, biz gençlere yol göstermenizi istiyorum. Belki de yapacak çok şeyimiz var ama ön ayak olan yok. Devrimciyiz elbette ama hep lafta kalıyor. Deniz bizim canımız ama lafta kalıyor. Atatürk de bizim canımız ama en basta lafta kalan da o. Ne olur biz gençlere yol gösterin. Melek Sütlü, Ankara Biz Atatürkçü genciz diyoruz kendimize ama hiç bir şey bilmiyoruz. Ailemiz korkuyor, bizi bilgilendirecek şeyleri anlatamıyor. Neden korkuyorlarsa? Ama biz geçmişimizle yasıyoruz. Deniz Gezmiş’le yasıyoruz. Bunu geleceğe taşımak bizim gibi gençlerin elinde ama bir bilgimiz yok. Bu konuda sizlerin yardımını bekliyorum. Emri Fırat, İstanbul Sayın Özgür Billur; Yazınızda yapmış olduğunuz tespitler, tamamen net gerçekleri ifade etmektedir. Devlet Bahçeli bu hatalarını kabul ederek Türk Milletinden özür dilemelidir. Enbiya Uslu, Bursa Sonunda aradığımı bulmanın sevincini ve mutluluğunu yaşıyorum şu an. Yıllardır benimle aynı düşünceleri aynı duyguları paylaşan bir oluşum bir siyaset bir görüş yok mu diyordum. 1981 doğumluyum, bu güne kadar belki yanlış ama oy kullanmadım. Bu ülkenin gençliği, özellikle bizim kuşaktan sonrası, uyutuldu uyuşturuldu. Bizler gibi ayık kalmaya çalışan gençler bir yol bulamadı, kafaları karıştırıldı. İşsizlikle yoksullukla mücadele etmekten köreldi. Uzatmak istemiyorum. Sizden ricam lütfen bana ulaşın bu vatan bu ulus için ne yapabilirim konusunda beni yönlendirin. Bu uğurda ikinci kurtuluş savaşına hazırım, gerekirse canımı veririm. Erkan Aydın, İçel Sayın Ali Özsoy, ‘’Çağdaş savaşlar orduyla değil milletle verilir.’’ Evet, çağdaş savaşlar milletle verilir ama bağrında devrim ateşi yanan milletle verilir. Ordumuz güçlü, milletimiz ise her şeyin farkında olduktan sonra önümüzde kimse duramaz. Bu zamana kadar tanık olduğumuz ve yaşamakta olduğumuz birçok acı olay ne yazık ki unutuluyor veya unutturuluyor. Ama biz ne geçmişimizi unuttuk nede böyle bir şeyi düşündük. Çünkü geçmişimizle hep gurur duyduk, hep geçmişimizi ve Deniz Gezmiş’imizi örnek aldık. En azından bizim geçmişimizde, bizim tarihimizde kana ve vahşete yer yok. İyi ki varsın TÜRKSOLU, sayende çok bilinçliyiz. Aysel Orbağı, Kayseri Sayın Tuğrul Çelik; 29 Ekim günü karşılaştığım durumlar hiç de iç açıcı değildi. Varan 1: Evrensel denilen sahte solcu Amerikancılar, sözde Marks’ı tartışıyorlardı ama sanki Marks hiç yeni bir ruh vermemiş gibi sanki sıradan bir kişiymiş gibi tartışmalarını çok yadırgadım. Bir de sizin üç hafta evvelki Atatürk ve Marks’la ilgili yazdıklarınızın düzeyi ile sözde kendini bir halt zanneden adamların Marksı küçümseyen sözleri (maalesef esas talihsiz olan olgu ise marksın felsefesini tartışabilen bu güruhun sıfatlarında prof, sendikacı vb unvanlarının bulunmasıydı) karşısında şaşkınlıktan donup kaldım. Varan 2: Dem TV denilen kanalda türkücü zibidinin biri çıkıp ‘’Türkler Kürtlerin haklarına saygı duymak zorundadır’’ diye bir laf etti. Cumhuriyet coşkusunun yaşanmaya çalışıldığı bu günde bu alçak adamın böyle bir kelam etmesi benim sinirlerimi bozdu. Dem TV’ye telefon etmemize rağmen telefonları meşgule düşürdüler sürekli olarak. Varan 3: Belki de bu olguların daha da korkuncu bu TV’lerin kendilerini solcu olarak görmesidir. Sol ne demek siz ne demek? AB’den fon alıp yayın yapan bu TV’leri izlememeyi tüm okurlarımıza tavsiye ediyorum ve bu kanalları(dem TV, hayat TV, hilal TV) protesto etmeye çağırıyorum. Bu şartlar altında Cumhuriyet Bayramı’nı kutladığımız için içimiz kan ağlıyor. Cumhuriyetin tüm temellerine dinamit konuldu ve patlatıldı. Bugün terörist Meclis’te, dinci Meclis’te, sokaklar Kürt istilasının hizmetinde, ama bizler cumhuriyetin ilan edilmesini kutlayabilme gafletindeyiz. Yeter artık! Bizler artık Sinan’ız, Mahir’iz, bu alçak bölücülere de, kanı ve sütü bozuk şeriatçılara da yeteriz. Ben buradan haykırıyorum; bu şartlar içinde cumhuriyet bayramını kutlayamayacağım! Yavuz Moğul, İstanbul Gazetenizi, evimize gelen gençlerden almıştık. Yani ilk kez tanıştık. Okuyunca, çok etkilendik doğrusu. Hem solcu, hem vatansever, hem antiemperyalist. Sizleri yürekten kutlarız. Mehmet Ayhan Bolat, Antalya Maalesef zaman zaman gündeme sözde Kemalistsiz diye çıkanlar, halkın karşısına geçen insanlar, aslında kendileri ile çelişmekten başka hiç bir şey yapamıyorlar. Mustafa Kemal’i anlamak için, Deniz’in tüm insanların kardeşliğini nasıl istediğini, işçi haklarını nasıl savunduğunu ve en önemlisi emperyalizme karşı nasıl savaş verdiğini ve neden verdiğini düşünmek yeter. Onların ölümüne neden olan sıkıyönetim mahkemesinin, Mustafa Kemal’in kurduğu TBMM’nin kurulmasına karşı olan İstanbul hükümetinden hiçbir farkı yoktur. Deniz de ideolojisi Mustafa Kemal olan bir gençti. Bu dünya sömürenler ve sömürülenler arasındaki kavgada, ezilenler için var olan daha nice Mustafa Kemaller, Che Guevaralar, Denizler, Yusuflar, Hüseyinler görecek. Ve sizler, onları dinsizlikle vatan hainliği ile suçlamaktan çekinmeyen hainler, duyun, dinleyin! Ulu önderimiz Mustafa Kemal’i de vatan haini ilan etmişlerdi, din elden gidiyor diye suçlamışlardı atamızı. Şimdi söyleyin üzerinde hala yaşadığımız şu toprakları, o vicdansızlara mı yoksa ulu öndere mi borçluyuz? Ulu önder başarmıştı fakat Denizlerin başarmasına izin vermediler. Şimdi Atatürk’ün kazandığı topraklar üzerinde yaşıyoruz. Nazlı Zeybek, Kocaeli
|