03.11.2008/Sayı:210
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Özgür Billur

Zaman: Yafta yapıştırmada lider

Zaman: Yafta yapıştırmada liderZaman gazetesinin billboardlardaki reklamları hayli ilginç. Gözlüklü kel bir adam, anlamsız bir biçimde objektife bakıyor. Adamın üzerine “liboş, işbirlikçi, Amerikancı, mandacı” yazan etiketler yapıştırılmış. Fotoğrafın altında da reklamın sloganı: “Yaftalamadan düşünün!”

Bu reklam kampanyasını herhalde, bugün Zaman’da çalışan eski bir Maocu akıl etti. “Yaftalamadan düşünün”, Mao Zedung’un parti kadrolarına yaptığı tavsiyelerden biri çünkü. Mao’nun fikirlerine artık pek itibar eden yok, ama Zaman, Mao Zedung’un yolundan gidiyor! Elbette Zaman’a “Maocu” yaftası yapıştırmayacağız bu yüzden!

Yarası olan gocunur

İşin şakası bir yana, bu reklamı ilk gördüğümde çok hoşuma gitti. Adamlar ne güzel de tarif etmişler kendilerini dedim.

Türkiye’de pek çok insan Zaman ve diğer pek çok gazetenin genel siyaseti ve özellikle bazı yazarları için -Zamancıların tabiriyle- bu reklamdaki “yaftaları” yapıştırıyor.

Aslında bu sözler yafta değil, Cumhuriyete ve Türk Devrimine bağlı insanlar için ağır birer hakarettir. Peki, nasıl oluyor da Türk insanı bazı aydınlar ve gazeteler için bu tabirleri kullanabiliyor?

Cevabını hemen verelim: Çünkü mütareke basını nasıl Atatürk ve Milli Mücadelenin aleyhinde karalama kampanyası yürütüyorsa, bugün de Türk basınının önemli bir kısmı, Cumhuriyeti yıkma ve Kürt-İslam rejimini kurma faaliyetinin öncü kolu olarak çalışmaktadır.

Bazı gazeteler ve yazarlar, özellikle 12 Eylül’den sonra, “tarihimizle yüzleşmek”, “geçmişimizi sorgulamak” gibi sloganlarla Türk tarihini, Atatürk’ü ve başta “vatan sevgisi” ve “Türklük” gibi değer yargılarımızı ele almaya başladılar. Yazılar “eleştirel bir bakış açısı” gibi kılıflarla yazılıyor, ama açıktan Cumhuriyet devrimi, Atatürk ve Türk Milleti hedef tahtasında konmuş durumda.

Kimisinin kimliği İslamcı, kimisininki Kürt ya da Ermeni, kimisininki de 2.Cumhuriyetçi olan-bunlar bizim yaftalarımız değil, onların kendilerini tarif etmek için kullandığı sıfatlar-yazarlar her Allah’ın günü, fikir yazısı diye yazdıklarıyla Türk Milletine, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığını aşılıyorlar.

Bu adamlar birlikte hareket ediyorlar aynı zamanda. Örneğin “Ben vatanı kadın memesine ve kiraz ağacının gölgesine satarım” diyen Ahmet Altan’ın Cumhuriyet Bayramı üzerine yazdığı yazı, Zaman’ın internet sitesinde yayınlanıyor. Yazıda Kürtlerin ve Müslümanların sürekli ezildiği bir Türkiye portresi çiziliyor.

Aklı başında her Türk insanı, yazılanları okuduğunda görüyor ki, bu yayınların amacı, Türkiye’nin daha bağımsız, özgür ve çağdaş bir ülke olmasını sağlamak değil, tüm değer yargılarımızı çiğnemek ve gerçekleri alt-üst etmek.

Bir zamanlar mandacıların savunduğu fikirleri aynen savunan birine vatandaşımız doğal olarak “mandacı” sıfatını yapıştırır. Ya da işbirlikçi, Amerikancı, liboş vs… Yani Zaman’ın “yafta” dediği bu sıfatlar, insanların kafasında durup dururken oluşmuyor.

Zaman gazetesi de aslında bu gerçeği görmektedir. Fethullahçı gazetede yazan isimlerin çoğu hakkında bu sıfatlar son günlerde fazlasıyla kullanılmaktadır. Bu kampanya bir savunma psikolojisiyle başlatılmıştır. Ve de Türk Milletinden duyulan korkuyla tabiî ki. Türk Milleti birtakım gazetecilerin işbirlikçiliğine karşı bir toparlanırsa… Allah korusun, bu ülkede Ali Kemal vakası yaşandı İzmit’te.

Asıl yaftacı Zaman gazetesidir

Zaman’ın reklam kampanyasının ikinci kısmını TÜRKSOLU’na gelip, gazeteleri karıştırdığımda öğrendim. Meğer, sadece “liboş, işbirlikçi, mandacı” gibi “yafta”lara karşı değilmiş Zamancılar, “darbeci, faşist, satanist” gibi suçlayıcı ifadelerin de kullanılmasını yanlış buluyorlarmış.

Birileri herhalde “kör gözüm parmağına olmasın” diyerek billboardlardaki afişi çeşitlendirmiş. Hatta bir de reklam filmi çekivermişler. Bu filmde, kimi insanlara da “Ergenekoncu, faşist, darbeci” gibi yaftaların yapıştırılması eleştiriliyor.

Bu kampanyanın en komik yanı da burası bence. Türk basınında, “Ergenekoncu, darbeci veya militarist” gibi suçlayıcı ifadeleri en çok kullanan ve insanları yaftalayan gazete hiç kuşkusuz Zaman’dır.

Bırakalım birilerinin ceza almasını, daha iddianame bile açıklanmamışken, bazı askerleri ve yazarları “Ergenekoncu” diye yaftalayan hangi gazeteydi? Halen “Ergenekon terör örgütü üyesi” diye yazmıyor mu bu gazete davada yargılananlar için?

Cumhuriyet Mitinglerinde söylenenler, marşların ve atılan sloganların “militarist” olduğunu yazan ve bu mitinge katılanları “faşizan ve laikçi” diye karalayan Zaman gazetesi değil miydi?

29 Ekim 2003’te düzenlenen Anıtkabir yürüyüşünde “Ordu Göreve” pankartı açan gençleri “Ergenekoncu” diye yaftalayan, hatta ihbar eden de yine bu Fethullahçı gazetedir.

Zaman, ulusal ve antiemperyalist olan herkesin karşısındadır, dünyanın neresinde olursa olsun. Geçen yıl Venezuella Devlet Başkanı Chavez, Bush’a “aptal” dediğinde, Zaman gazetesi Chavez’e saldırmıştı “terbiyesiz, ağzı bozuk” diyerek.

Gel de Bush’un avukatlığını yapan bu adamlara “Amerikancı” deme!

Sonsöz: Bu ülkede Atatürkçüleri “gerikafalı, militarist, faşist ve Ergenekoncu” diye yaftalayanlar, kendi işbirlikçiliklerinin ve hainliklerinin ortaya çıkmasından korkmaktadırlar!


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe