| Okur Mesajları |
Sayın Gökçe Fırat; Bu sitenin adresini az önce izlediğim, internetten toplama bir Deniz Gezmiş VCD’sinden aldım. İzlerken, TV’nin karşısına geçmiş, rahat koltuğumda öyle hiç bir şey yapmadan sadece hüngür hüngür ağlamakla yetiniyordum. Sonra siteye girip bu yazıyı okudum, çok utandım... Deniz’in dediği gibi çekirdek devrimcisi miyim diye düşündüm çünkü… Çok haklıydı. Yazının başındaki ve sonundaki cümle de ne kadar haklıydı! Sonra düşündüm ve bu yazıyı yazmaya karar verdim size. “Ah olaydım olaydım” diye ağlamanın bir anlamı yok. Olaydım diyeceğime olmalıyım... Benay Can, İstanbul Sayın Okan İşbecer; Gündem Ergenekon. İnsan düşünmeden edemiyor: Acaba İmralı’daki bölücübaşının serbest bırakılması için ortam mı hazırlanıyor? Yurtseverler içeride… Bölücülere karşı şu an bir ses, bir tepki duyuyor musunuz? Efendim? Bayram Sarı, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; 4 Şubat tarihli “Komplo Teorisi” yazınızı tekrar okuma gereği duydum. Olaylar zaman itibarı ile isimlerle birebir tutunca; devamını onlarca kere okumak gereğini hissettim. Sonunda dehşete kapılmamak mümkün değil, öngörünüzden dolayı sizi bir kez daha kutlarım. İyi ki varsınız, iyi ki varız… Yaşar Eren, İstanbul Sayın Serap Yeşiltuna; İster PKK’lı olsun ister Kürt-İslamcı, amaçları aynı: Bağımsız Kürdistan. Önce kültürel özerklik diyecekler, Kürtçe eğitim isteyecekler… Hep isteyecekler… Yücel Tanay, Rize Sayın Özgür Erdem; Bu yazıyı yazdığınız için gerçekten helal olsun. Halkın dile getiremedikleri çok güzel dile getirilmiş. Bu yazı için çok teşekkür ederim. Yalnız kafama bir şey takıldı ve üzüldüm. Almanlar finale çıkmak için bizden daha mı çok dua etmişler? Olur mu bu kadar saçma bir şey? Oradaki futbolcuların emeklerini resmen yok sayıyorlar. Sakat oynayan bir Servet, kafasında dikiş olmasına rağmen tekme yiyeceğini bildiği halde kafasını topa sokan bir Emre… Bunların bu fedakarlıkları, bu emekleri nerede? Uğur Yıldırım, Antalya Sayın Özgür Erdem; Eğer emeği ve alın terini dualara bağlıyorlarsa, biz oturalım dua edelim. Çalışmayalım, zaten her şey yoluna girer... Bunların yaptığı emeğe saygısızlıktır. Fırat Aksu, Giresun Sayın Gökçe Fırat; Merhaba ben 14 yaşındayım ve yazınızı çok beğendim. Ben bu yaşımda bile sanki o zamanda yaşamış gibi hissediyorum kendimi. Ben Deniz Gezmiş’i dizide tanıdım ama tabii ki de çok derin şekilde araştırmalar yaptım. Size bir şey söyleyeyim mi? Eğer ben o zamanlarda yaşamış olsaydım Deniz’ler gibi ölmek isterdim... Bu arada benim dedem Deniz Gezmiş’i ODTÜ’de saklanırken görmüş, o açıdan çok mutluyum. Deniz’ler ölmüş olabilirler ama düşünceleri ölmeyecek ve bizler onu yaşatacağız... Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Sacide Gürsoy, Ankara Sayın İnan Kahramanoğlu; İlk olarak ellerinize sağlık. Yazınız çok güzel ve etkileyici olmuş. Ben yaşım gereği Sivas katliamını çok zor hatırlasam bile yazınızı okurken yaşamış gibi hissettim kendimi. Yazdıklarınız ülkenin gerçekleridir ve gerçekleri bizlerden yani ilerici gençlikten gizlemediğiniz için size teşekkür ediyorum. Onur Demirci, İçel TÜRKSOLU yazarlarına teşekkür ederim. Sizlerin sayesinde gerçekleri daha iyi görüyorum. İyi ki varsınız… Osman Kirişçi, Gaziantep Sayın Serap Yeşiltuna; Hayatımda duyduğum en saçma şey. TRT bir Türk kanalıdır; nasıl olur da Kürtçe yayın yapabilir? AKP’nin bir an önce kapatılması gerek. Zaten İstanbul’un neredeyse tamamını kapladılar, bu gibi faaliyetler artarsa Türkiye’de yaşayacak yer kalmayacak. Elif Akburak, İstanbul Sayın İnan Kahramanoğlu; Aydınlarımızı, sanatçılarımızı diri diri yaktılar. Şeriatçıları ve Şeriatçılığın kölelerini unutmayacağız. Unutmamamız lazım! Andıkça, hatırladıkça güçleneceğiz ve birlik olacağız. Şeriatın lideri Feto, kölelerini istediği gibi kullanıyor. Benim ülkemde, benim vatanımda kullanamayacak. Atatürk’ün gençleriyiz biz, sahip çıkalım Atatürk’ün emanetlerine. Yeşim Çakmak, İzmit Sayın Gökçe Fırat; Devrim her zaman var olacaktır. Devrim için ne gerekirse yapılacaktır. Gerekirse Deniz gibi, Hüseyin gibi can vereceğiz ama can verirken bir an bile tereddüt etmeyeceğiz. Bir devrimcinin ölmek istediği gibi… Serdar Yıldırım, İzmir Sayın Cem Yağcıoğlu; Bu ülkenin sağcısı ve solcusu, Alevisi ve Sünnisi, Doğulusu ve Batılısı dinlesinler beni. Bunu yazan kişi, teröre kurban vermiş bir öğretmen. Ülke elden gidiyor, 1919 yılına dönüyoruz. Bu zamanda da vatanseverler Bekir Ağa bölüklerine veya Malta zindanlarına atılıyor; ama bilin ki hepimiz Mustafa Kemal’iz, Samsun’umuz ise sokağımız, sancağımız ay yıldız… CHP ve MHP milletvekilleri! Boşaltın o meclisi! Gelin hep beraber Cumhuriyet’e, Atatürk devrimlerine, laik, sosyal, hukuk devletine inanan, ulus devleti inşa edecek devrimci saflarda yerimizi alalım. Bir uyansak hepimiz Yörük Ali’yiz, Demirci Mehmet’iz, Che’yiz, Mustafa Kemal’leriz… Haydi birleşelim, vatan elden gitmeden. Cumhur Tepecik, Aydın Sayın Ali Özsoy; Doğrulara ne denilebilir ki? Yazınız çok güzel ve gerçek olan şeyler. Fakat bir gerçek daha var: Acaba kaç kişi okudu ve aydınlandı? Bu büyük bir özrümüz. Halen at gözlüğü ile dolaşan çok kişi var. Ben bütün arkadaşlarıma e-mail olarak atacağım. Baha Arslan, Antalya Sayın Gökçe Fırat; Bu dönemde bu düşünceleri beynimizde yinelemek için ne iyi bir sayfa! Ama keşke Mustafa Kemal’i bu kadar gündeme getirmek zorunda kalmasaydık ve keşke ruhunu bu kadar incitecek kişilerle aynı toprakları paylaşma talihsizliğine sahip olmasaydık! Ben evlatlarıma her gün Atatürk’le ilgili şeyler okutuyorum. Gerek var mıydı bu çabaya? Bu sevgi kendiliğinden gelmeli, bu sevgi yaşamın akışında olağan, sorgulanmayan bir duygu olmalıydı. Ben bir Türk anası olarak geleceğimi iktidardaki bu kişilere bırakmamak adına her şeyi yapmaya hazırım. Sevgiler… Ece Yıldız, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Gerçekten çok güzel yazmışsınız. Tabii ki biz de Deniz’ler gibi olmalıyız. Onlar devrim için canlarını verdiler ama onlara bazen ağlıyoruz. Ülkenin bağımsızlığı için savaşan birilerinin gencecik yaşta hayata veda etmeleri çok kötü. Ben 15 yaşında başladım devrime. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi, kahrolsun faşizm! Yaşasın işçiler ve emekçiler! Ahmet Karadağ, Sivas Sayın Gökçe Fırat; İlk başta, yazınız çok güzeldi. Tabii sadece bu yazınız değil, bütün yazılarınız. Ben 13 yaşında, devrimci olmaya çalışan bir kızım. Sizinle tanışmak, konuşmak çok istiyorum fakat sizinle bir türlü tanışamadım. Gazetenizin bütün yazarlarına çok teşekkür ediyorum. Bilsinler ki, bu ülkenin bir yerlerinde kendilerinden başka gerçek devrimciler de var. Merak etmesinler. Biz bu ülkeye ne Deniz’i unuttururuz ne Atatürk’ü ne de diğer devrimcileri... Özge Akıncı, Malatya Sayın Ali Özsoy; Böyle bir yazıyı bizimle paylaştığınız için ilk önce teşekkür ederim. Bir satırda devrimciler görevini yapsın diyorsunuz. Evet, çok haklısınız. Devrimci gençlerin ağzından çıkan ve çok fazla duyduğumuz laflardan biri de; “Abicim, baskı var çok… Ne yapalım? Asarlar Allahıma!” Böyle düşünen insanların gerçekten devrimci kimlik taşıdıklarından şüphe duyuyorum. Bir devrimci evvela bir Atatürkçüdür. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okursa bu gerçeği anlayabilecektir. Bunun yanında ne yapılmalı? Yurt çapında paneller düzenlenmeli ve insanları bu panellere çekmek için tanıdık simalar kullanılmalı. Devrimci hareket çalışmaları için destek sağlanmalı, bağış toplanmalı, kartpostal falan toplanıp fakir ailelere destek olunmalı, konserler yapılmalı… İnanın böyle bir şey için gönüllü olacak birçok gurup tanıyorum. Ben de bir tanesinin gitaristliğini yapıyorum. Gerçekten artık devrimciler görevini yapmalı. Çok az kaldı. Yakında çocuklarımıza nasıl bir Türkiye emanet edeceğiz? Tam bağımsız bir Türkiye mi, yoksa emperyalist ülkelerin pis ellerini üzerinden çekmediği bir sömürge devleti mi? Siz seçin… Hüseyin Özkan, Aydın Sayın Gökçe Fırat; Atatürk’ün başlattığı çağdaş, medeni, ilerici, atılımcı, demokratik Cumhuriyet, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının memleket sevgisi ile taçlanmıştır. Gerek Atatürk, gerekse Deniz’ler memleket için ölünebileceğini ispatlamıştır. Huzurlarında saygı ile eğiliyorum... Aysun Esina, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Çok güzel bir yazı. Evet, gerçekten Deniz’i çıkarsak Atatürk oğulsuz kalır. Çünkü Atatürk’ün bir evladı olmamıştır. Ben Deniz’i Atatürk’ün oğlu olarak kabul ediyorum. Çünkü düşünce yapıları ve karşı durdukları şeyler aynı. Deniz’ler asılmasaydı şu anda ülke bu durumda olmazdı. Hasan Demir, Hatay Sayın Gökçe Fırat; Hayatımda hiç bu kadar güzel bir yazı okumamıştım. Bunu hazırladığınız içim öncelikle teşekkür ederim. Bizim gibi genç nesilleri bilgilendirdiğiniz için ayrıca bir teşekküre de layıksınız… Burcu Güven, İstanbul
|