Meşrutiyet’in tarihsel anlamı şudur: Türkiye kesintisiz
bir bölünme sürecine girmiştir. Her türlü emperyalist müdahaleye
açıktır ve milli irade ortadan kaldırılıp yerine Avrupa’nın iradesi
konmuştur. Bu sürecin sonu bölünme ve çöküştür.Üçüncü Meşrutiyet
yasalarını ilk kutlayon Apo’nun ailesi oldu. Üçüncü Meşrutiyet,
Apo’nun kurtulması için kesilen kurbanlarla kutlandı. Apo’nun ailesi
çıkan yasaları alkışlıyor.
Gökçe Fırat
3. Meşrutiyet’e karşı ulusal
tavır ne olmalı
Yapay bir seçim havası yaratılma çabalarının ardında
iki amaç bulunuyor. Birincisi, Üçüncü Meşrutiyet’in bir darbeyle
ilan edildiğini gözden kaçırmak ve böylece olağanüstü bir döneme
girildiğinin üzerini örtmek. İkincisi, darbeyi ve Üçüncü Meşrutiyet
sürecini ilerletmek için girişilen entrikaların
anlaşılmasını önlemek.
BU SAYIDA 26.08.2002 / Sayı:11
Kaya Ataberk
Devr-i Meşrutiyetlerde
entrika ve darbeler Demokrasi hedefiyle ilerlediği iddia
edilen Meşrutiyet nedense hep darbelerle ve halka rağmen ilerlemiştir.
Burada Meşrutiyet’in temel dayanakları olan siyasi partilerle parlamento
önem kazanmaktadır. Halk iradesini yansıttığı iddia edilen siyasi
partiler ve parlamento gerçekte perde arkasında oynanan oyunların
üzerini kapatmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Siyasi partiler
arasında yaşanan çekişmeler de parlamento içerisinde yürütülen mücadeleler
de birer aldatmacadan ibarettir. Ülkenin kaderini
belirleyenler ne siyasi liderler ne de parlamentodur. Süreci yönlendiren
tamamiyle Batılı devletlerle işbirliği halindeki
güç odaklarıdır.
Güneş Ayas
3. Meşrutiyet’in saray entrikaları
Ahmet Önemli
Dervişçiler tehdit ediyor:
Kanlı mı gelelim kansız mı?
Serpil Adlı
Hacı Bektaş’ta da
siyaset
pazarına rağbet yok Anma törenleri, yaklaşan seçimler nedeniyle
programa büyük ilgi gösteren siyasetçilerin akınına uğradı. Törenler
böyle bir döneme denk geldiği için daha da hareketli geçti. Hacı Bektaş
Meydanı’nda toplanan onbinlerce Alevi, bir kez daha kendilerine Aleviliği
anlatan siyasileri dinlemiş oldu. Alevilerin ağızlarına bir parmak
bal çalmaya alışkın siyasilerden bu kez de geleceğe yönelik vaatler
duymak hiç de şaşırtıcı değildi.
Tufan Şaşman
Irak’a müdahalenin
hedefi Saddam’ı
devirmek değil Kürdistan’ı kurmak Türkiye, Kuzey Irak’ta başlayacak bir
Kürt isyanı sonrasında ülke içinde mülteci kampları kuracağını açıklayarak,
kurulmak istenen Kürdistan’a meşruluk kazandırıyor oysa Türkiye tam
tersini yapmalı: Kuzey Irak’ta çıkacak isyanı bir Kürt Devleti provası
olarak
değerlendirdiğini açıklayarak, bu tür bir ayaklanmayı bastırıp Kürt
devletine engel olacağını açıklamalı.
Gökhan Kartop
Ya vatan ya IMF Bugün uygulanan IMF programının ne getireceği
üzerine tartışmak bile gereksiz. Çünkü bu sonucu önceden bilinen
bir masal haline çoktan geldi. IMF’nin yalanları karşısında ortaya
çıkan gerçekler bu yolun hiç de anlatıldığı gibi olmadığını gösteriyor.
Bunun başka türlü olmasını beklemek de hayalcilik olur. Çünkü dünyanın
egemenleri olan kapitalist tekeller tarafından düzenlenen bir sistemde
bizim gibi ulusları mutlu edecek bir gelecek yoktur. Bu tablo IMF
reçetelerinin uygulandığı tüm ülkelerde aynı şekilde sonuçlanmış
ve sonuçlanacaktır.